• ERMENİLERİN YAPTIKLARI KATLİAMLAR
  • 1905 yılında Azerbaycan’da Ermenilerin yaptığı ilk soykırım   Senatör Kuzminskin’nin belirttiğine göre Ermenilerin Bakü’ye topluca gelişi 19. yüzyılın son 10-15 yılına tekabül etmekte ve Ermeni nüfusu bu dönemdeki artışlarla şehrin %18’ini oluşturmaktaydı. Bu yüzyılın başlarında Bakü’de petrol sanayinin hızla gelişimi ve bununla ilgili olarak Rus sosyal demokrat ve devrimcilerle birlikte Ermenilerinde Hınçak ve Taşnak örgütleri ortaklaşa sosyal demokrat ve devrimci işçi partileri kurmuştur. Bu tarihlerden itibaren Taşnak üyelerinin Erme>
  • 1918 yılında Azerbaycan’da gerçekleştirilen ve Bakü, Kuba gibi yerleşim bölgelerini içine alan soykırım   Atahan Paşayev’in “Ermenilerin Azerbaycan Halkına Karşı Toprak İddiaları” adlı kitabından aktarımla; 1917 yılının Ekim ayında Rusya’da Bolşeviklerin yönetimi ele geçirmesinin ardından Rus ordusunun Birinci Dünya Savaşına katılmaması ve cephelerden geri çekilmesi sonucu Rusya’nın Kafkas cephesinde Ruslarla aynı safta savaşan Ermeni birlikleri de silah ve cephaneleri ile evlerine dönmüşlerdi. Genel olarak Bakü şehrinde yığınak yapan söz konusu birlikler sessiz bekleme içerisindeydiler. >
  • 1948-1952 yılları arasında Ermenilerin yapmış olduğu soykırım   İkinci Dünya Savaşından sonra Ermeniler, Moskova’nın ve diasporanın desteğiyle toprak iddialarını yeniden su yüzüne çıkarmaya başlamıştı. Stalin’in Türkiye’den toprak ve boğazları istemesinin bir parçası olarak “Ermeni kozu” yeniden işlerlik kazanmaya başlamıştı. Stalin, 1943 yılında tahran konferansında İran’da yaşayan Ermenilerin Ermenistan’a nakledilmelerinin iznini müttefiklerden ve İran’dan alır. 1945 yılının Kasım ayında Ermenistan Komünist Partisi Merkezi Komitesinin Birinci Se>
  • Azerbaycan Karabağ olayları   Azerbaycan topraklarının Ermeniler tarafından işgali, bir başka deyişle günümüzün Karabağ sorununun temellerini 19. yüzyıla kadar götürmek mümkün olsa da esasında Dağlık Karabağ sorunu bütünüyle Bolşevik devriminden sonra 1918 yılı 27 Mayısında Gürcistan’ın, 28 Mayısta Azerbaycan ve Ermenistan’ın bağımsızlık kazanması neticesinde, Karabağ Ermenilerinin Azerbaycan hükümetine karşı ayaklanmasıyla ortaya çıkmıştır. 1920 yılında Kafkasya Komünist Parti Merkez Komitesi, Karabağ’a özerklik statüsü >
  • Ermeni Mezalimi   Evet, bir ‘Ermeni Mezalimi’ vardır. Fakat iddia edildiğinin aksine, zulmü ve katliamları yapanlar, Dış mihrakların tahrikiyle Rusların göz yummasıyla Ermeni çeteleri; mezalimi yaşayanlar ise Müslüman ahali, yani Türkler ve Kürtler olmuştur. Rus ordularıyla birlikte Doğu, Güneydoğu ve Anadolu’da; ayrıca Orta ve Güney Anadolu’da etnik temizlik hareketine girişen soykırımcı Taşnak, Hınçak çeteleri, Müslüman Türkleri, Kürtleri ve pek çok Kafkas Müslümanını görülmemiş bir vahş>
  • Ermenilerin Türk düşmanlığına örnek olabilecek olayları   Ermeni kuvvetler 1880’li yılların sonlarına doğru teşkilatlanmalarını tamamladıkları gibi, komiteler kurmuş ve eylemlere geçmişlerdir. İlk kayda değer olay Musa Bey olayıdır. Muş bölgesinin tanınmış isimlerinden olan Musa Bey, Ermeni rahibi Bogos Natyan’ın üzerinde isyanı belgeler nitelikte evraklar yakalamış ve Bogos Natyan ömür boyu hapse mahkûm edilmiştir. Bunun üzerine Ermeniler, Musa Bey hakkında suçlamalarda bulunmuş ve onun da yargılanmasını sağlamışlardır. Musa Bey bu yargılamalar net>
  • Ermenilerin Türklere Yaptıkları Soykırımın Kanıtları: Toplu Mezarlar   Açılan Toplu Mezarlar                 1. 1 Mart 1986 tarihinde Iğdır’ın Oba köyünde,                  2. 1986 Temmuz'unda Erzurum'un Alaca köyünde,                  3. 1986 Temmuz'>
  • Hocalı soykırımı   Ermeni Güçler tarafından, 1992 yılının 25’ini 26’sına bağlayan Şubat gecesi, tarihe, insanlığın kara sayfalarından biri olarak geçmiştir. Bu tarihte Ermenistan silahlı birlikleri, Azerbaycan’ın dağlık Karabağ bölgesindeki yerel Ermeni silahlı grupları, savaşın bütün norm ve kurallarını hiçe sayarak eski SSCB, yeni BDT’nin 366. Motorize Alayının teçhizat ve askerlerinin katılımıyla, Hocalı’da tarihte benzeri olmayan trajik olayları aratmayacak şekilde, 613 sivili günahsız bir şekilde katletmiş>
  • İran’da Türklere karşı gerçekleştirilen soykırımın nedenleri ve sonuçları nelerdir?   Azerbaycan’ın işgali denilince hep bugünkü Azerbaycan Toprakları ve Dağlık Karabağ, işgalci olarak da hep Rusya ve Ermenistan aklımıza gelmektedir ancak Azerbaycan topraklarının bir diğer işgalcisi İran’dır. Ermenistan’ın yaptığı tüm işgal ve soykırımın bölgedeki en büyük destekçisi İran olmuştur. Tam iki yüz yıldır tüm Güney Azerbaycan’ı işgal altında tutan İran İslam Cumhuriyeti ile 1991’den beri Kuzey Azerbaycan topraklarının önemli bir bölümünü işgal altında tutan Ermenistan, günümüzde de>
  • Sason İsyanı   1894 senesinde talurili ermenilerin bölgedeki üç kürt aşiretiyle olan çatışmasının büyümesi sonucu ortaya çıkan olaylardır. çatışmada tutunmayı amaçlayan ermeniler kadın ve çocuklarla beraber daha önce adı kumkapı olaylarına karışmış olan mihran damadyan liderliğinde antok dağı'na çekilmişlerdir. bölgede asayişi sağlamak için hamidiye alaylarının yetersizliğini>
  • Sumgayet olayları   Sumgayet olayları, Şubat 1988'de Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin Sumgayet kentinde Ermenistan'dan kovulan Azerbaycanlı mültecilerin tarafından Ermeni sakinlerini hedef alan hareketidir. Çıkan olaylar neticesinde SSCB Genel Savcılığı tarafından açıklanan resmi ölüm bilançosuna göre Sumgayet eylemlerinde 26 Ermeni ve 6 Azerbaycanlı olmak üzere toplam 32 kişi ölmüştür. Bilindiği üzere 1988'de Ermenistan'dan 250 binden fazla Azerbaycan Türkünün zorla yerlerinden edilmesinin yanı sıra >
  • Tespit Edilen ve Bir Kısmı Açılan Toplu Mezar Mahalleri   Ermenilerin, Müslümanları katlettiklerine dair tespit edilen ve bir kısmı açılan toplu mezar Mahalleri Kars                       1. Akbaba köyü (merkez)                    &nbs>
  • ERMENİ İHANETLERİ
  • Ermeniler Gönüllü olarak Rus Ordusunda        Doğu Anadolu bölgesinin bir kısmını da kapsayacak şekilde Kafkaslara kadar uzanan “bağımsız bir Ermenistan” vaadi karşılığında Ermenilere verilen görev, Anadolu coğrafyasında Osmanlı Devleti’ni zor duruma düşürebilecek her türlü eylem ve isyan faaliyeti ile başta Rus ordusu olmak üzere İtilaf devletlerinin saflarında Türklere karşı savaşmaktı. Osmanlı hâkimiyeti altında, yüzyıllardır huzur içerisinde yaşamlarını sürdürmekte olan Ermeni milletinin tamamını bu senaryo>
  • Ermeniler I. Dünya Savaşında Rus Ordusuna Katıldılar   Arnold Toynbee “Ermeniler Ruslar’ın 5. Kolu idi” “1915 yılında Ruslar Osmanlı topraklarının Kuzey-doğusunu işgal ediyordu. Bu durumda Osmanlı ordusunun Ermeni azınlığın 5. Kol olmasından korkması mantıklıdır. Dolayısıyla onları sürgün etmeleri meşrudur. Tıpkı Amerika Birleşik Devletlerinin II. Dünya Savaşında Amerikan vatandaşı Japonları Pasifik kıyılarından içerilere sürdüğü gibi.”   Ermeniler I. Dünya Savaşı’nda Rusya Tarafına >
  • Millet-i Sadık olarak adlandırılan Ermeniler’in Osmanlı Devletine karşı çıkması ve isyana kalkışmasının temeli   Rönesans hareketliliği ile çağı yakalayan Batılılar, insana yönelik bilim-sanat arayışlarında 800 yıl bütün bu insani değerlerin üzerinde etkili olan Hıristiyanlık konseptinde de reform hareketi başlatmıştı. Tedriçle Hıristiyanlık, Tanrı ve insan, inanç ve dünya aksanlı değerler için “ince ayar unsuru olmaktan çıkarılmış” (A. Yuvalı) ve Batının istediği mecraya yöneltilmiştir. Bu ince ayarı anlamak için Rönesans’tan sonraki yüzyılda oluşmaya başlayan kapitalizmin ilk çağlardan itibaren ve hed>
  • Türk - Ermeni Kader Birliğinin Bozuluşunun Sebepleri   Tarihte Türklerle Ermeniler arasında kurulan kader birliği sebebiyle oluşan kaynaşma, güven, kardeşlik havasına bakarak, “Türklerle Ermenileri birbirinden hiçbir güç ve kimse ayıramaz” denirken öyle bir zaman geldi ki, Türk -Ermeni ilişkilerinin birdenbire ters yüz olmaya başladığı görüldü. Bunun başlıca sebepleri şunlardır: Büyük Devletlerin sömürgecilik ve yayılmacılık emelleriyle Ermenileri Osmanlı Devleti aleyhine kışkırtmaları,Osmanlı Devletinden ayrılmak emelinde ol>
  • OSMANLI DEVLET’İNDE ERMENİLER
  • Osmanlı Ermenileri II. Sınıf Vatandaş Değildi   Hıristiyan Türkler: Ermeniler Helmut von Moltke İstanbul’da Ermeni seraskeri Husrev Paşa’nın Ermeni tercümanı Mardiraki ve ailesinden “Hıristiyan Türkler” şeklinde söz etmiştir. Pek çok gözlemci ve seyyah da Ermenilerin Türkçe’den başka dil bilmediklerini kaydetmişlerdir. Amerikan misyonerleri de ayni nedenle mezhep değiştirttikleri Ermenilere bile Türkçe olarak ayin yapmak zorunda kalmışlardır.   Osmanlı Hizmetinde Ermeniler Ermeniler Osmanlı devlet>
  • Osmanlı Hâriciyesi’nin Ermeni Elçi ve Maslahatgüzarları   Tanzimat Dönemi ve sonrasının en etkin kurumlarından biri olan Hâriciye Nezâreti, nitelikli ve Batı dillerini bilen personel ihtiyacından dolayı, Gayrimüslim memurların en fazla istihdam edildiği kurumlardan biri olmuştur. Diğer kurumlarda olduğu gibi burada da Gayrimüslim milletler içinde Ermenilerin ağırlığı hissedilir. Ermeni kökenli memurlar, Hâriciye Nezâreti’nin merkez teşkilatında yoğun bir şekilde istihdam edilmişler hatta Hâriciye’nin en üst basamağında nazırlık ve müsteş>
  • Osmanlı İdaresinde Ermeniler   Osmanlılar Ermenileri Bir Millet Yaptı, Misyonerler Üçe Böldü Osmanlıların patrikhane sayesinde bir araya getirdiği Ermeniler, 19. Yüzyıldan itibaren bir millet olma niteliğini kaybettiler. Önce Fransa ve Avusturya’nın yürüttüğü  misyonerlik faaliyetleri sonrasında bir kısım Ermeni, Katolik mezhebini kabul etti. 1830 yılında Katolik Ermeni Kilisesi kuruldu. 1850 yılında İngiliz ve Amerikan misyonerlerinin faaliyetleri sonucu da Protestan Ermeni Kilisesi kuruldu>
  • Osmanlı'da Ermeni Basını    Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk resmi gazetesi Takvim-i Vekayi' nin 1832'de LıroKirMedzi Derutyan'ın Osmanyan adıyla yayımlanan nüshası İstanbul 'da çıkmış Ermenice ilk gazete olarak tarihe geçti. Osmanlı Devleti'nin doğrudan finans e ettiği bu yayın ancak 150 kadar abone bulabildi. Bu gazete bazı aralarla 1850'ye kadar ismi birkaç kez değişerek yayın hayatını sürdürdü. Gazetenin haberlerinin çevirisini üstlenen Kevork Krikoryan da, İstanbul'daki ilk Ermeni gazete yazarı kabul edildi. Cer>
  • Osmanlı'da Ermeni Okulları   Ermeni azınlığa ait ilk okul, 18. yüzyılın sonunda İstanbul'da açılmıştı. O zamana kadar, eğitim, kiliselerde papazların gayretiyle yapılan bilgi aktarımı şeklindeydi. Daha çok, Ermenice öğretiliyor ve dinî bilgiler veriliyordu. 19. yüzyılın başından itibaren, Ermeni azınlığın açtığı okulların sayısı çoğalmaya başladı. Ermeni Patrikhanesi 1824'te bir emir yayınlayarak, Anadolu'da Ermenilerin yaşadığı en küçük yerlerde bile okul açılmasını istedi. Bunun üzerine Anadolu'da da Ermeni okullarının>
  • OSMANLI’DA SOSYAL VE EKONOMİK ALANDA ERMENİLER
  • Agop Vartovyan (güllü Agop)   Agop Vartovyan (Güllü Agop), Ailesi Kayseriden İstanbula göçmüş ve 1840 yılında İstanbul'da doğmuştur. Osmanlı son döneminde yaşamış Ermeni tiyatro oyuncusu ve yönetmendir. Vartovyan, sonradan Müslüman olmuş Mehmet Yakup adını almıştır. İstanbul, Balıkhane ’de 1861-62 yıllarında memurluk yapmıştır. Ermenice oyunlar sergileyerek, Şark Tiyatrosunda ilk defa sahneye çıkmıştır. Tiyatro kariyerinde ilerledikten sonra İzmir’de Ermeni gençlerin kurduğu>
  • Armenak Bedevyan   (Resimli Çok Dilde Bitki Adları Lügatı) adıyla hazırladığı sözlük vesilesiyle Türk diline hizmet etmiş Ermenilerden biri olarak sayılabilir. Illustrated Polyglotic Dictionary of Plant NamesAslında botanist olan Bedevyan, [1]Ömrünün büyük kısmını Kahire’de geçiren Bedevyan, aslen Arapgirli bir aileden, 1884’te Halep’te doğmuş, 1957 yılında ölmüştür. Küçük yaşta ailesi birlikte Kahire’ye yerleşip oradaki Kalutsyan Mektebi’nde okumuştur. Asıl tahsilini Ziraat üzeri>
  • Artin Hindoghlou   . [2] (Paris 1834) adlı bir gramer de yazmıştırGrammaire théorique et pratique de la langue turke, telle qu’elle est parlée a Constantinople (Vienne 1831 2. baskı: 1838) başlıklı sözlüğün yazarı olarak tanınmıştır. Bundan başka, Dictionnaire abrégé français-turc Türklük biliminde [1].Ermeni kökenli sözlük ve gramer yazarıdır. 1780 Türkiye doğumludur .[4] adından da anlaşılacağı üzere dönemin İstanbul Türkçesi esas alınarak yazılmıştı>
  • Avrupa’ya Türk Kültürü Taşıyıcısı Olarak Ermeniler   Ermeni tüccarların XIX. yüzyılda İzmir’de İran mallarında, özellikle ipekli ticaretinde bir tekel oluşturdukları, Erzurum - Tokat - Sivas - Ankara üzerinden gelen kervanları denetledikleri, başlıca rakiplerinin de Türk tacirler olduğu belirtilmektedir.Kültürler ticaret yolu ile veya seyahatler sonucu birbiri ile kaynaşmaktadır..   Türk kahvesinin Viyana’ya Ermeniler tarafından tanıtılması da ticaret yolu ile kültür alış-verişinin tipik bir örneğidir: 1665’te Kara Mehmet Paşa, Osm>
  • Aziz Mesrop Masthots   Mesrop Masthots  (Ermenice: Մեսրոպ Մաշտոց) (Doğumu: 361 veya 362, Hatsik (Ermenice: Հացիկ) Hatsekats Köyü - Günümüzde Türkiye'deki  Muş ili. Ölümü: 17 Şubat 440), Ermeni rahip, dil bilimcisi ve ilahi yazarıdır. Ermeni alfabesini icat etmiş ve bu vesileyle Ermeni krallığı ve Ermeni kilisesi arasındaki bağları güçlendirmiştir. Ermeni alfabesinin icadı ile birlikte İncilin yanında daha bir çok kitabın çevrilmesinde önemli rol oynam>
  • Balyan Ailesi   Balyan ailesi, Osmanlı İmparatorluğu döneminde sarayda görev almış mimar ailesidir. Kayseri kökenlidirler. Balyan ailesi nesiller boyunca Osmanlı sarayının Hassa mimarı olmuşlardır. Ailenin eserlerinden bazıları şunlardır: Dolmabahçe Sarayı Yıldız Camii Beylerbeyi Sarayı Çırağan Sarayı Yıldız Hamidiye Camii Ortaköy Camii Teşvikiye Camii Teşvikiye Karakolu Kuleli Askeri Lisesi Tophane Nusretiye Camii Beyazıt Kulesi Harbiye Nezareti  
  • Bedros Zeki Garabedyan   [1]1871 İstanbul doğumlu Ermeni asıllı dilcilerden biri de Garabedyan’dır. Üsküdar Berberyan Mektebi’ni bitirdi. Bu ve başka mekteplerde Osmanlıca muallimi olarak görev aldı. 1932’de Dolmabahçe Sarayı’nda toplanan Türk Dil Kurultayı’na iştirak etti. 1937 yılında öldü Ermeni sorunuyla ilgili yaşadıklarımız, Ermeniceden Türkçeye sözlüğün de hazırlanması gereğini ortaya çıkarıyor. Ne yazık ki yüzyılı aşkın süre içerisinde bu konuda turistik amaçlı piyasa sözlüğü dışında ci>
  • Boğos Tarkulyan   Boğos Tarkulyan (?-1940) Kumkapılı Haçik adlı bir balıkçının oğlu olup, Ermeni asıllı bir Pera fotoğrafçısıdır. Tarkulyan, fotoğrafçılığı Karakaşyan biraderlerin yanında öğrenmeye başlamış daha sonra Abdullah Biraderlerin yanında kendini daha da geliştirmiştir. 1890 yılında ''Phebus'' adlı bir stüdyo açar ve adı Febus Efendi olarak anılmaya başlar. Uzun seneler resim ile ilgilenen Tarkulyan, özellikle portre resimleri konusunda başarılı çalışmalar ortaya koymuş ve çektiği fotoğrafları pa>
  • Calouste Sarkis Gülbenkian   Calouste Sarkis Gülbenkyan, ailesi Kayseri’nin Talas kazasından İstanbul’a göçmüş olan Ermeni asıllı Osmanlı Devleti vatandaşı olan bir işadamıdır. II. Abdülhamid Han zamanında Osmanlı Devletinin petrol kaynaklarının ve özellikle Mezopotamya’daki petrol rezervlerini ele alan bir rapor hazırlayıp padişaha sunmuştur. 1898 yılında Paris ve Londra’daki Osmanlı elçiliklerine mali müşavir olarak tayin edilmiş, bu şekilde bir yönden de Osmanlı memuru sıfatına sahip olmuştur. Döneminde Osmanlı Bankas>
  • Cosımo Comıdas De Carbognano (Kömürciyan)   . [2] ikincisi, Primi Principi Della Grammatica Turca (Türkçe Gramerin Başlıca Kuralları), Roma, 1794; üçüncüsü, Ristretto Della Vita e Martirio del Servo di dio D. Cosmo de Carbognano (Allah’ın Kulu Der Gomidas Kömürciyan’ın Ömrünün ve Şehadetinin Özeti), Roma, 1807 adını taşımaktadır[1]1749 İstanbul doğumlu olduğu sanılmaktadır. Papaz Gomidas Kömürciyan’ın torunu ve Sicilya Krallığı İstanbul Elçiliği tercümanı Hovhannes Kömürciyan’ın oğludur. Tahsilini İstanbul’da tama>
  • Dadyan Ailesi   Ailenin bilinen ilk şahsı Arakel (1753-1812) Dad 1795’te saray barutçubaşılığına tayin edilmiştir. Oğullarından Simon (1780-1832) Halkalı civarında Azadlı Baruthanesi’nin, Ohannes (1798-1869) de Beykoz kağıt Fabrikası’nın müdürü olmuştu. Simon’un oğlu Bogos (1800-1863) da Yeşilköy Baruthanesi Müdürlüğü’ne tayin edilmişti. Ohannes, ağabeyinin vefatından sonra onun yerine getirilmişti. Artin Dadyan Paşa (1830-1901) Ohannes’in oğludur. Yüksek tahsil için Paris’e gönderilmiş, dönüşünde çeşitli de>
  • Düzyan Ailesi   Bu ailenin bilinen en eski üyesi Divrikli olduğu sanılan Artin’dir. Sanatı kuyumculuktur. XVII. yüzyılda İstanbul’a gelip yerleşerek bir dükkan açmıştır. Kısa zamanda sanatındaki mahareti nedeni ile tanınır. Torunu Mikael Hoca (1724-1783) I. Mahmud (1730-1754) zamanında saray kuyumculuğuna tayin olunur. III. Mustafa (1757-1774) devrinde Darphane Eminliği’ne de getirilir. Aynı aileden Mihran Bey (1817-1891) 1847’de darphane Meskukat Nazırı, 1856’da Meclis-i Tanzimat üyesi, bir sene sonra da Me>
  • Ermenilerle Sahne Sanatları Alanındaki İlişkiler, Tesirler   ” der. Aslında Osmanlı Devleti topraklarında ilk opera XVIII. yüzyılda, İtalya’daki ilk oyunlardan yaklaşık olarak otuz sene kadar sonra, Eflak Sarayı’nda Ermeniler tarafından oynanmıştır. II. Mahmud, tiyatroya ilgi duymuş, 1836’da Saray Kitaplığı’na 500 kadar tiyatro metni getirtmiş, 1838’de İstanbul’da inşa olunan iki amfiteatr, fiyatlarının yüksek olmasına rağmen, seyircilerle dolup boşalmış, bu faaliyetler sarayca desteklenmiş, 1843’te de Valde Sultan Sarayı’nda bir mahal tiyatro salonuna>
  • Esayan Ailesi   Esayan ailesi, Kayserili bir ailedir. Sarraflıktan, Armatörlüğe, Otelcilikten, Müteahhitliğe kadar birçok iş kollunda başarılar göstermişlerdir. Pera Palas Otelinin yanı sıra günümüzde Taksimde bulunan Esayan Lisesinin de kurucu ailesidir.   Kaynakça (http://www.kayserikilisesi.org/unlu-kayserili-ermeniler.asp)
  • Mimarlık Alanında Türk Ermeni İlişkileri   Osmanlı Devleti’nde XV. ve XVI. yüzyıllarda Ayas Ağa (ölm. 1487), Davud Ağa (ölm. 1598?), Mimar Sinan (ölm. 1588), Kasım Ağa (ölm. 1660) gibi mimarbaşıların birer devşirme oldukları, hassa mimarlar arasında Hıristiyanlar da bulunmakla birlikte çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu anlaşılmaktadır. Mimar Sinan’ın da Kayseri yakınlarında Agınas köyü halkından biri olduğu bilinmekle birlikte, bu köy halkı arasında tamamen Türkçe isimler taşıyanların bulunuşu, kendi akrabaları arasındakilerin de >
  • Türkçe eserler yaratmış Ermeni şair ve âşıkları   Türkçenin zengin şiir tecrübesi ve şiire yatkınlığı Ermenileri ortak kültür ortamında Türkçe yazmaya sevk etmiştir. Ağırlıklı olarak 16-20. yüzyılları kapsayan geniş bir dönemde Türkçe, Osmanlı ve Kafkasya’da yaşayan diğer milletlerin de “ikinci ana dili” olmuştur. Türk halk edebiyatının bir kolu olan Azerbaycan âşık edebiyatı, Türk kökenli müelliflerle birlikte Ermeni âşıklarını da içine almaktadır. Ermeni kökenli âşıkların bazıları iki dilde (Türkçe ve Ermenice) şiirler söylediği halde, baz>
  • Türk-Ermeni halklarının ortak kültür, edebiyat ve dil ilişkilerinin ana boyutları   Genel olarak edebiyat, kültür ve dil ilişkileri, özel olarak da Azerbaycan (Türk)-Ermeni kültür, edebi ve dil ilişkileri konusu; özellikle SSBC döneminde, Sovyetler Birliğinde yer alan Azerbaycan ve Ermeni halkları arasındaki “kardeşlik münasebetlerini” ve bu münasebetlerin tarihini tespit ve tebliğ etmek amacıyla Komünist partinin her iki halktan da bilim adamlarının omuzlarına yüklediği görevlerdendi. birbirine yakındır. Yine onun belirttiğine göre, Türk halkının “Aslı ile Kerem”, >
  • ERMENİ TERÖRÜ
  • Dün Taşnak, Hınçak…, Bugün ASALA, PKK   Ermeni terör örgütleri dış dünyanın tepkileri üzerine 1980’li yıllarda taktik değiştirerek, PKK terör örgütü ile işbirliğine girmişlerdir. 1984 yılında PKK sahneye çıkarılmış ve ASALA Ermeni terörü geri plâna çekilmiştir. Basında yer alan son bilgiler ışığında, Bekaa ve Zeli kamplarında ASALA ile PKK teröristleriyle birlikte eğitim gördüklerini ortaya koymuştur. Ermeni komiteleri, sözde iddialarını Ermenistan’ın desteği ve Ermeni lobisi aracılığıyla sürdürmeye devam etmektedirler. Çeşitli ülk>
  • Ermeni Çete Faaliyetleri   New York’ta Ermenice yayınlanan HAİK (1893) adlı gazetedeki şu satırlar, Ermeni örgütlerinden birisi olan Hınçakların niyetlerini açıkça gösterir: “Gerekirse Milletin yarısının kurtulması için diğer yarısını kaybedebilmeliyiz.” “Tecrübeler göstermiştir ki bir milletin siyasi olarak kurulması, diplomasi yoluyla gerçekleşemez. Bu siyasi hedefi gerçekleştirmek için daha olumlu ve enerjik araçlar gerekir. Bu araçlar ateş ve kılıçtır ki bunlar da asker>
  • Ermeni Terörünün Coğrafyası               Ermeni terörü siyasi ve dini çevrelerin bu tahrikleri sonucu başlayıp, hem kendilerine hem de Müslümanlara ciddi felaketler getirdikten sonra 26 Mayıs 1915 tarihinde her türlü can, mal ve ırz güvenlikleri sağlanarak “ahar mahalle nakil ve iskân” edilmeleri için karar çıkmıştı.[1] Bunun nedenini dünya ve Ermeni çevreleri görmezden geliyorlar. 1914 tarihinde Doğu Anadolu’da Ermeniler Türk birliklerine, postanelere, karakollar>
  • Ermeni terörünün nedenleri ve sonuçları   19. yüzyılın ilk yarısında Rusya İmparatorluğu Güney Kafkasya’yı işgal ettikten sonra rejimi sıkı tutmak amacıyla muhtelif vasıtalardan istifade etmiş, Kuzey Azerbaycan’ın işgali bittikten sonra ise, Azerbaycan halkının yaşadığı arazilerdeki etnik vaziyeti değiştirmek için Ermenileri ve diğer Hıristiyan halkları bu arazilere iskân ettirmeye başlamıştır. İran ve Türkiye’den nakledilen Ermenileri yerleştirmek için Erivan’da ve Nahçıvan’da iskân komiteleri oluşturulmuştur.
  • Ermeni terörünün ortaya çıkmasının ardındaki büyük güçler   19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, Ermeni meselesinin ortaya çıkışının asıl nedeni, Osmanlı Devletini parçalamak isteyen devletlerin dış politikalarıdır. Fransız ihtilali ile Avrupa’da başlayan milliyetçilik akımının da olumsuz etkisi olmuştur. Çarlık Rusya’sı, kendi kontrolünde kurulacak bir Ermeni devleti ile “sıcak denizlere inmek” hayalini gerçekleştirmek istiyordu. İngiltere ise Doğu Anadolu’da kurulacak bir Ermeni devleti ile Rusya’nın güneye inmesini engellemek istemiştir. Bu ned>
  • İttihat ve Terakki liderlerinin Ermeniler tarafından katlinin nedenleri   Taşnakların içinde yer alan ve NEMESİS adı verilen hareket, 1915 tehcirinin “intikamını” almak amacıyla 1919 yılında İstanbul ve Erivan’da çalışmalara başlamış ve Erivan’da toplanan Batı Ermenistan II. Kongresi’nde Cemal Paşa, Talat Paşa, Said Halim Paşa, Bahattin Şakir, Dr. Nazım ve Cemal Azmi Bey gibi Osmanlı yöneticilerini sözde Ermeni soykırımından sorumlu tutarak, gıyaben “idama” mahkûm etmiştir. Bilindiği üzere Nemesis, eski Yunan efsanelerinde adelet ve intikam tanrısı olarak geçmekted>
  • Türk diplomatları katledilişleri   Türkiye’ye karşı savaşmak üzere kurulan Ermeni terör örgütlerinin arasından iki tanesi bugün bilinen ve diğerlerinin önüne çıkan terör örgütleridir. Bunlardan ilki; ilk Ermeni terör örgütü olan ve Ermenistan’ın Kurtuluşu İçin Ermeni Gizli Ordusu (Armenian Secret Army for the Liberation of Armenia) adını taşıyan aşırı sol eğilimli, Hınçaklara dayanan ASALA; diğeri ise, Ermeni Soykırımı İçin Adalet Komandoları (Justice Commandos for Armenian Genocide) adını taşıyan JCAG’dır. Bu terör örgütü ASA>
  • Türkiye Ermenileri'nin ASALA’ya Karşı Tepkileri   ASALA’nın terör eylemlerini tam olarak Türkiye’ye kaydıramamasında Türkiye Ermenilerinin hem bireysel hem de dini cemaat olarak Ermeni terör örgütlerine karşı mesafeli durmaları, hatta çeşitli bildiriler yayınlayarak ve yürüyüşlerle tepki göstermeleri mühim bir etkendir. 11 Ağustos 1982’de Artin Penik adlı Ermeni kökenli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının ASALA tarafından 7 Ağustos 1982’de Ankara Esenboğa Havalimanı’nda 8 kişinin katledilmesi ve 72 kişinin de yaralanmasına yol açan saldırıyı kı>
  • ERMENİ TERÖR ÖRGÜTLERİ
  • Anavatan Müdafileri Cemiyeti (pastpan Haireniats)   Anavatan Müdafileri Cemiyeti (Pastpan Haireniats), 1881 yılında Erzurum’da kuruldu. Derneğin amacı Ermenileri silahlandırmaktı.     Kaynakça (Orhan Çekiç, Ermeni Sorununun Tarihsel Gelişimi III).
  • ASALA   1973-1985 yılları arasında faaliyet göstermiş olan ermeni terör örgütüdür. Örgüt Irak, Musul doğumlu Harutyun Tokaşyan tarafından Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta kurulmuştur. Lübnan iç savaşı sırasında bölgede faaliyet gösteren Filistin Halk Kurtuluşu Cephesi’nin yardımıyla oluşturulmuştur. Söz konusu örgüt belirtilen yıllarda Türkiye Cumhuriyeti dâhil olmak üzere16 ülkede faaliyet göstermiştir. Kurucusu Tokaşyan’ın takma adı Agop Agopyan’dır. Agopyan’a göre >
  • ASALA ile PKK İlişkisi   Doğu Anadolu bölgesini Türkiye’den kopararak S.S.C.B. Ermenistan’ına katmak, tüm Ermenileri S.S.C.B. önderliğinde toplamak ve kapitalist ülkelerin çıkarlarına zarar vermek amacıyla kurulan ASALA, Ermeni topraklarının kurtarılmasının temel yolunun devrimci şiddet olaylarından geçtiğini kabul ve ilan etmişti. Üstün sınıfların hegemonyasını reddeden uluslararası devrimci hareketlerle işbirliği yapmayı amaçlayan ASALA, Türkiye’deki bölücü-etnik terör örgütü PKK ile de işbirliğine gitmiştir. >
  • Ermeni Terör Örgütleri ve ASALA   [1] JCAGASALA ve Hınçak Partisi'ne rakip olarak Taşnak Partisi ve bunun ABD uzantısı Ermeni Devrimci Federasyonu tarafından Lübnan İç Savaşı sırasında Beyrut'ta kurulmuştur. Örgüt Taşnak Partisi'nin askeri kanadı olarak faaliyet göstermiş olup, ilk defa 24 Ekim 1975 tarihinde Paris büyükelçisi İsmail Erez ve makam şoförü Talip Yener’in öldürülmeleri olayı ile adını dünya kamuoyuna duyurmuştur.
  • Hayırseverler Derneği (Benevolent Union)   Hayırseverler Derneği (Benevolent Union) 1860 yılında İstanbul’da Kuruldu. Amacı Kilikya’yı yükseltmekti.  Üyeleri arasında bulunan Hasip Şişmanyan ve Mıgırdıç Beşiktaşyan’ın Zeytun olaylarında rol oynadığı söylenmiştir.   Kaynakça (Fahir Armaoğlu, 19.Yüzyıl Siyasi Tarihi, Alkım Yayınevi, s.806.)
  • Hınçak Komitesi   Hınçak  (Ermenice: Սոցիալ դեմոկրատ Հնչակյան կուսակցություն, İngilizce: Social Democrat Hunchakian Party) çan sesi, çan, çıngırak manasına gelmektedir. Partinin ismi 3 yıl sonra İhtilalci Hınçak Partisi olarak değiştirilmiştir. 1887 yılında İsviçre'nin Cenevre kentinde Portakalyan ve gazetesi Armenia'nın desteğiyle, Kafkasyalı bir ermeni olan Avedis Nazarbekyan ve eşi ile birlikte Marksist ideolojiye inanan beş öğrenci tarafından kurulmuştur. Partinin prog>
  • Kara Haç Derneği   Kara Haç Derneği, 1878 yılında Berlin Antlaşması'ndan sonra Van’da kurulmuştur. Amacı Ermenileri saldırılardan korumak için onları silahlandırmaktı. 1882 yılında kapatıldı. Kara Haç Derneği, Ermeni davasına destek vermeyen Ermenileri öldürerek kısa zamanda ünlenmiştir. Öldürdükleri kurbanlarının alnına kara bir haç işareti kazıyor, böylece imzalarını bırakıyorlardı.  Kullandıkları slogan ‘’…Kurtulmak istiyorsan komşunu öldür.’’ idi. Bu emri yerine getirmeyen Ermenileri kendileri öldürüyorlard>
  • Taşnak Partisinin politik, askeri ve tarihi anlayışı   Esat Uras’ın, “Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi” adlı kitabından hareketle; “Ermeni Devrimci Federasyonu” olarak da anılan Taşnak Komitesi’nde Büro örgütün en üst organıdır. Büro, görünüşte kollektif liderlik şeklindedir. Kaliforniya'dan, Fransa'dan, İran'dan birer, Lübnan'dan beş üyeden oluşur. Üyeler kendi aralarından birini başkan seçerler. Merkez komitesi ise, Örgütün üst yönetim organıdır. Büro ile yerel gruplar ve örgütler arasındaki bağı teşkil eder. Ermenilerin nüfus bakımından ön>
  • ERMENİ MESELESİ VE AVRUPA
  • AGİT Minsk Grubunun işlevi ve Ermeni meselesinin çözümü üzerine etkisizliği   AGİT Minsk Grubu  6 Aralık 1994 tarihinde Budapeşte’de yapılan toplantıda, Minsk Süreci için eş başkanlık kurumlarının oluşturulmasına ve bu eş başkanların ABD, Fransa ve Rusya olmasına karar verildi. Bu eş başkanlar sorunun tarafları olan Azerbaycan ve Ermenistan başta olmak üzere, tüm ilgili ülkelerle ve kurumlarla görüşmeler yapmak ve bu görüşmelerin sonuçlarını Minsk Grubu’na bildirmekler yükümlüdürler. ABD, Fransa ve Rusya’dan eş başkanlara ek olarak, AGİT Minsk Grubu’nda Beyaz Rusy>
  • Ayastefanos (san Stefanos) Antlaşması   1877-1878 Osmanlı- Rus savaşınının sonunda imzalanan barış antlaşmasıdır. Söz konusu antlaşma uygulanmamış ve yerine Berlin Antlaşması yapılmıştır. 1877 yılında Rus saldırısıyla başlayan savaş, Osmanlı topraklarını iki taraftan sarmıştır. Rus ordusu, balkanlar ve Kafkasya üzerinden taarruza geçtiler. Rus ordusu, balkanları işgal ederek, İstanbul Yeşilköy’e kadar geldiler. Osmanlı devleti, subay Nikolay emrinde ki Rus ordusundan barış istemek zorunda kalmıştır.  Söz konusu antlaşma 3 Mart >
  • Dört T Planı   Ermenilerin iddialarını Ermeni halkına ve dünya kamuoyuna tanıtmak için uyguladıkları propagandanın genel adıdır. Dört T Planı, tanıtım, tanınma, tazminat ve toprak talebini kapsamaktadır. Plan, Ermeni sorununu ve hak iddialarını dünyaya tanıtmak, 1915 soykırım iddialarını Türkiye cumhuriyetinin tanımasını sağlamak, sözde soykırım iddialarının kabulünden sonra tazminat almak ve Türkiye cumhuriyetinden toprak almayı hedeflemektedir. Söz konusu planın temelini 1915 soykırım iddialarını Türkiye'>
  • Ermeni Sorunu Oy Avcılığı veTürkiye’ye Siyasi Hedefleri Dayatmak İçin Kullanılıyor   Bu sorununun bir asırdır gündemde kalmasının ikinci nedeni, Ermeni iddialarının Batılı ülkeler tarafından objektif ve tarihsel bir yaklaşımla değil, tamamen siyasal bir yaklaşımla ele alınmasından kaynaklanıyor. Osmanlı Devleti’nin bir zamanlar “milleti sadıka” diye tanımlanan Ermeni vatandaşlarını boş bağımsızlık vaatleriyle isyana kışkırtarak Anadolu’yu kana boyayan ve Türkler’le Ermenileri birbirine kırdıran Batılı devletler bugün hala günahlarını kabule yanaşmamakta ve gerçekleri göz ardı>
  • Ermeni Sorununa Dinsel ve Irksal Açıdan Yaklaşılıyor   Soykırım iddiasının bugün hala Batı dünyası kamuoyları ve akademik çevreleri tarafından büyük ölçüde kabul görmesinin önemli bir nedeni de, Batılı ülkelerin kamuoyları ile siyasetçilerinin bu sorunu daima bir Müslüman- Hıristiyan çatışması olarak tanımlamaları ve esiri oldukları kör dini taassubun etkisiyle Türkiye’ye karşı önyargılı hareket etmelerinden ileri gelmektedir. Ayrıca Batı’da, geçmişin mirası haçlı zihniyetinden kaynaklanan Türkiye ve Türk karşıtı bir düşüncenin mevcut o>
  • Ermeni Sorununun Ortaya Çıkışında ve Devamında Yabancı Devletlerin Rolü   Ermeni sorunu, Osmanlı Devleti’nin rakibi olan yabancı devletlerin kışkırtma ve destekleriyle ortaya çıkmıştır. Uluslararası diplomatik malzeme olarak kullanılan Ermeni toplumu, gördüğü destek üzerine ayrılıkçı silahlı eylemlere yönelmiş; yabancı devletlerce bu süreçte de desteklenmiştir. İlk olarak Rusya’nın politik hamlesiyle başlayan Ermeni sorunu, kısa zamanda İngiltere ve Fransa’nın da müdahaleleriyle devletlerarası menfaatlerin çekişme malzemesi olmuştur. Yabancı devletlerin>
  • Ermenistan Bir Proje Devletidir   Ermenistan Rusların Türkistan'ı ele geçirmek ve elde tutabilmek için oluşturduğu bir devlet olarak tarihte anılmaktadır. Ermenistan'ın coğrafi konumu ve halkı Rusya'nın Güney Kafkaslarda nüfuz varlığının devamı için oldukça önemlidir. Ermenistan bölgede birincil bir pozisyonda değerlendirilememesinin en önemli sebebi Rusya faktörüdür. Bağımsız Türk Cumhuriyetleri Azerbaycan olmak üzere Ermenistan algısında Rusların genel politikalarının dışında bir davranış, bakış açısı sergileyemez. 20 yıllı>
  • Gümrü Antlaşması   Türkiye Büyük Millet Meclis ile Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti arasında 22 Kasım 1922 tarihinde imzalanmış barış ve dostluk antlaşmasıdır. Söz konusu antlaşma, Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilk yaptığı siyasi antlaşmadır. Gümrü antlaşması ile birlikte TBMM'yi tanıyan ilk devlet Ermenistan olmuştur.  1917 yılında Rus Çarlığı I. Dünya Savaşından çekilmek için ittifak grubuyla görüşmüş ve Brest- Litowsk Antlaşmasını imzalamış>
  • İngiliz arşivlerinde Türk-Ermeni münakaşası   İngiliz arşivlerinde Türk-Ermeni münakaşaları ile ilgili en önemli kaynaklar Londra’da “Public Record Office” olarak anılan İngiliz Devlet arşivlerinde bulunmaktadır. Bununla birlikte Oxford’taki Bodleian Kütüphanesinde, Londra’da “Bristish Library” olarak bilinen İngiliz Kütüphanesinde ve Cambridge’de önemli belgeler yer almaktadır. İngiltere, Amerika ve Fransa ile kıyaslandığında Ermeni diasporasının sayıca az olduğu ülkelerden biridir. Özellikle 19. yüzyıl itibariyle İngiltere’ye y>
  • Lozan Antlaşması                                        (Lozan Antlaşması öncesinde gerçekleşen Lozan Konferansı'nda Türk Heyeti.)   LOZAN ANTLAŞMASI 24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre'nin Lozan şehrinde, sekiz ay sürmüş   görüşmelerin ardından, imzalanmış antlaşmadır. Söz konusu antlaşma, Türkiye Büyük Millet Meclisi il>
  • Sovyet Ermenistanı’nın Dünya Ermenilerinin Merkezi Olma Çabaları   1920’lerin başında Ermenistan tamamen Sovyet kontrolüne geçti. Ermenistan ekonomik olarak çok zayıftı. Siyasî ve sosyal olarak da küçük cumhuriyet bir bütünlük arz etmiyordu. Bolşevikler, Ermenilerin kendi cumhuriyetlerini idare etmelerine izin verdiler. Ermenice resmi dil haline getirildi. Kültürlerini öğrenip öğretmelerine yönelik herhangi bir engel getirilmedi.Yakındoğu’daki Ermenilerin Erivan’a göç etmeleri teşvik edildi. Bu sayede Ermenistan, Ronald Grigor Suny’nin ifadesiyle daha “E>
  • ERMENİ MESELESİ VE AMERİKA
  • Amerikan Büyükelçisi Henry Morgenthau’nun Hikâyesi   Henry Morgenthau, I. Dünya savaşı sırasında ABD’nin büyükelçisi olarak İstanbul’da bulunuyordu. Aynı zamanda savaşın ilk yılında faaliyete geçen Ermeni ve Süryanilere Yardım Komitası (The Committee For Armenian and Assyrian Relief) Başkanı idi. Savaş sırasında çok sayıda ülke Osmanlı İmparatorluğu ile savaş halinde olduğu için diplomatik ilişkiler kesilmişti. ABD ise Osmanlı ile savaş halinde değildi. Bu yüzden birçok ülkenin diplomatik temsilciliğini de ABD yapıyordu. Bu durum ABD’nin ul>
  • Armenakan Partisi   Armenakan Partisi, 1885 yılında Van’da öğretmenlik yapan Mıgırdıç Portakalyan’ın öğrencileri tarafından kuruldu. Ortaya çıkan ilk ihtilalci siyasi partidir. Armenakan partisi, Krikoris Terlemezyan tarafından örgütlenmiş ve Khırimyan’ın milliyetçiliğinden etkilenmiştir. Kuruluş sebebi, ihtilal yoluyla Ermenilerin kendi kendini idare hakkını elde etmesini sağlamaktır. Parti amacına ulaşmak için, bütün milliyetçi Ermenileri bir araya getirerek ihtilalci fikirleri yaymış, üyelere silah kullanmayı>
  • ERMENİ DİASPORASI
  • 24 Nisan’da Gerçekten Ne Oldu?   24 Nisan’ı soykırım iftirasının simgesi hâline getiren diaspora Ermenileri, tarihin en büyük iftirasına imza atmışlardır. Ermenilerin arzuları üzerine ABD Başkanı’nın ‘Büyük Felâket’ (Medz Yeghem) dediği 24 Nisan 1915 tarihinde ne oldu?   Diaspora ve Ermenistan, bu tarihte İstanbul’da yaşayan Ermeni aydın, sanatçı ve gazetecilerinden 235 kişinin tutuklanarak Ayaş ve Çankırı’ya sürgüne gönderildiğini ve orada öldürüldüğünü ileri sürerler. Halbuki>
  • Diaspora   Diaspora, köken itibariyle Grekçedir. Türkçede kopuntu kelimesiyle karşılanmıştır.[1] Etimolojik açıdan incelendiğinde, dia ve spora sözcüklerinin birleştirilmesiyle oluşturulduğu görülür. Bunlardan dia dağılmak ve saçılmak anlamlarına, spora ise tohum anlamına gelmektedir. Gerçek anlamıyla kullanıldığında bir şeyin dağılması, saçılması ve toprak üzerine atılan tohumların farklı noktalara dağılması, saçılması anlamlarına gelmektedir. Bu nedenle kavram esas itibariyle botanik bilimi>
  • Diaspora kavramına Dair Yaklaşımlar   Diaspora Kavramına Dair YaklaşımlarDiaspora kavramıyla ilgili temelde iki görüş söz konusudur. Bu görüşlerden ilki Robin Cohen, William Safran, James Clifford gibi diaspora araştırmacılarının üzerinde durdukları eski tip ya da geleneksel diaspora yaklaşımıdır. Bunlardan Robin Cohen'in diaspora için belirlediği bazı unsurlar şunlardır:1.      Anavatandan genellikle travmatik bir biçimde iki ya da daha fazla bölgeye dağılmak.2.  >
  • Dünyada Ermeni Diasporası   1913 yılından itibaren Almanya’da, Ermeni cemaatinin örgütlenme faaliyetleri güçlenmiştir. Ermeni derneklerinin kurulması, yaşanılan göç süreçlerine göre üç safhada gerçekleşmiştir. Birinci safha, 1915-1916 yıllarında, Ermenilerin Osmanlı İmparatorluğu’ndan ABD, Fransa ve Yakın Doğu ülkelerine göçlerini kapsamaktadır. Bu dönemde az sayıda Ermeni, Almanya’ya göçmen olarak gelmiş; Leipzig, Dresden, Hamburg ve Berlin şehirlerine yerleşmiştir. Nasyonal Sosyalistlerin siyasi iktidarı döneminde (19>
  • OSMANLI HOŞGÖRÜ
  • Cemal Paşa’nın Suriye’de Ermeni Muhacirlere Yardımları ve Ayn-Tura Yetimhanesi   [3] Halep’te kurulan ikinci bir yetimhanenin başında ise yine Paşa’nın muhacirler için açtığı Halep’teki hastanenin baştabibi olan Doktor Altunyan’ın kızı bulunmaktadır. Bu yetimhane de tıpkı Rohner’in yetimhanesi gibi Paşa’nın sağladığı ordu yardımlarıyla ayakta durmaktadır.[2] Cemal Paşa kendisinden Ermeni yetimler için masraflarının Osmanlı Hükümeti tarafından karşılanacağı bir yetimhane kurmasını ister. Rohner çok geçmeden yetimhaneyi kurar ve 376 yetime bu>
  • Ermeni çocuklar ve Karabekir Paşa   Kazım Karabekir Paşa, savaş sırasında yetim kalan 4 bin kadar erkek çocuğu Erzurum ve çevresinde, sokaklardan ya da bakamayacak durumda olan akrabalarının yanından toplatıyor. Bunların yarısıyla, ‘Gürbüzler Ordusu’ kuruluyor. Askerî eğitim veriliyor. O kadar ki, kayak dersi dahi aldırılıyor. Bir kısmına Sanayi Gürbüzler Mektebi’nde zanaat öğretiliyor. Türklük bilinci veriliyor. ‘Türk Yılmaz’ o dönemde Karabekir Paşa tarafından kaleme alınıyor. ‘Teyyareci’ gibi tiyatrolar oynanıyor, müzik ders>
  • ERMENİ BİLİM ADAMLARI VE SANATÇILARI
  • Abdullah Biraderler   Abdullah Biraderler olarak tanınan Kevork Abdullah, Hovsep Abdullah, Viçen Abdullah adındaki üç Ermeni kardeştir. 1858 yılında Alman fotoğrafçı Rabach'ın stüdyosunu satın alırlar. Daha sonra Pera'ya yerleşirler. 1863 yılında, İstanbulda Osmanlı İmparatorluğunun tarımsal üretimlerinin ve el sanatlarının sergilendiği bir sergi açılır. Burada Abdullah Biraderler ilk kez fotoğraflarını sergileme imkanını yakalarlar. Yine aynı yıl içerisinde Sultan Abdulaziz'in fotoğrafçısı olarak seçilirler. Daha>
  • Abraham Giragosyan   Abraham Giragosyan, Beyrut'lu Ermeni fotoğrafçıdır.           Kaynakça           (Vahan Altıparmak, Osmanlı Fotoğrafçılığında Ermenilerin Rolü)
  • Agop Dilaçar   22 Mayıs 1895 İstanbul/Büyükdere doğumlu olan dil bilgini, ardında bıraktığı onlarca çalışma ile Türk dili araştırmalarında bir devrin önde gelen isimlerinden oldu. 12 Eylül 1979’daki ölümüne dek aralıksız sürdürdüğü Türk dili araştırmaları bugün de değerini yitirmedi. Ankara, 1973, s. 275-281 bunlardan yalnızca birkaçıdır.Sir Gerard Clauson:An Etymological Dictionary of Pre-Thirteen Century, TDAY, 1972, TD c. XXVI/252, Ankara, 1972, s. 516-518; Bir Sözlük Üzerine (Karl S>
  • Edvard Vladimiroviç Sevortyan   22 Ekim 1901 yılında Kırım’da dünyaya gelen ve Sovyet Türkolojisinden yetişen Sevortyan, filoloji ve etimoloji çalışmalarıyla Türkolojinin gelişmesine katkı sağlamış, aslen Ermeni kökenli Türkologlardandır. 23 Mart 1978 yılında vefat etmiştir. . [1]adlı doktora tezi ile buradan mezun olmuşturPoryadok Slov v Rasprostranyonnom Predlojenii Anatoliysko-Turetskogo Literaturnogo Yazıka 1931 yılında Moskova Dilbilim Bilimsel Araştırma Enstitüsünde Türkoloji doktorasına ba>
  • Gabriel Lekegian   Gabriel Lekegian, doğum tarihi tam olarak bilinememekle birlikte tahmini olarak 1850'li yıllarda Osmanlı İmparatorluğunda doğmuştur. Lekegian Mısırda yaşamış ünlü bir Ermeni fotoğrafçıdır. Eserleri gündelik hayat, doğa ve mimari gibi pek çok konuyu kapsamaktadır. Fotoğraflarından bazıları şunlardır:                                                                                                    (Gabriel Lekegian - PİRAMİT)>
  • Garabed Bagdasaryan   Garabed Bagdasaryan, Osmanlı Devletinde yaşayan Ermeni fotoğrafçıdır. İstanbulda Valide Çeşme sokağında bir evde çıkan ve sonrasında bütün Tarlabaşı istikametine doğru yayılarak 1870 yangınında Pera'nın yarısı yanmıştır. Çıkan yangın sonucunda birçok fotoğrafhanenin yanında Garabed Bagdasaryan'ın fotoğrafhaneside zarar görmüş ve yıkılmıştır.    Kaynakça (http://www.obarsiv.com/dokumantasyon/fotvekart/osmanli_fotsanati.html)
  • Garabed Krikor Solakyan   Garabed Krikor Solakyan, 1895 yılında Konyaya gelerek Alaeddin Tepesi civarında ilk fotoğrafhaneyi kurmuştur. Solakyan'ın Hasan Behçet ve Agop Bey adlı iki tane yardımcısı vardır. Daha sonra, 1917 yılında ilk Türk fotoğrafçı ünvanına sahip olan Hasan Behçet'e devretmiştir. Nasıl öldüğü bilinmemekle birlikte bir rivayete göre Konya'da hastalanarak ölmüştür. Fotoğrafhanesinde çekimler elektrik olmadığı için gün ışığı yardımıyla yapılıyordu.    Ka>
  • Garo Kürkman   Garo Kürkman, Osmanlı İmparatoruğu dönemi Ermeni ressamıdır. Batıda eğitim görmüş, Pariste 2 yıl kalmış daha sonra ise Yervant Osgan'ın hem Sanay-i Nefise heykel hocalığını hem de okul müdürü yardımcılığını yapmıştır. Garo Kürkman'ın birçok eserinin yanında ''Ermeni Ressamlar'' adlı birde kitabı bulunmaktadır. Kitap da Sanay-i Nefise Mektebi'nin çalışmalarının yanısıra  Ermeni ve Türk resamlarının çalışmaları da yer almaktadır.  Garo Kürkman ressam olmasının yanında Nümizmattır (Para Uzma>
  • Hovhannes Krikoryan   Hovhannes Krikoryan, Garabed Krikoryan'ın oğludur. Babasının yanında yetişmiş ve Almanya'da fotoğraf eğitimi almıştır. Garabed Krikoryan'ın ölümünden sonra baba mesleği olan fotoğrafçılığı sürdürmüştür. Garabed Krikoryan’ın yanında çalışan Filistinli Halil Raad 1890 yılında Krikoryanların tam karşısına yeni bir stüdyo açarak rekabet ortamı yaratmıştır. Bu rekabet ortamı Halil Raad’ın yeğeni Necla’nın Hovhannes Krikoryan ile evlenmesinden sonra son bulmuştur.  İki stüdyoda 1948 yılında İsrail’>
  • Hovsep Abdullah   Hovsep Abdullah (?-1902), Sarraf Mikayel Abdullahyan'ın en küçük oğlu, Viçen Abdullah ve Kevork Abdullah'ın kardeşleridir.                Kaynakça Vahan Altıparmak, Osmanlı Fotoğrafcılığında Ermenilerin Rolü.
  • Kazzaz Artin Bezciyan   1771-1834):( Karslı Hacı Bogos adlı fakir bir Ermeninin oğludur. Babası 1768 Osmanlı-Rus Harbi çıkınca İstanbul’a hicret etmiş, orada evlenmiş, bir hemşehrisinin dokuduğu bezleri sokaklarda ve çarşılarda satarak geçinmeye çalışmıştır. Artin Kumkapı’da Ermeni Patrikhanesi’ne bağlı bir okula devam etmiş, sonra da bir ipekçi yanında çıraklığa başlamış, kısa süre sonra kendi adına bir dükkan sahibi olmuş, bu alandaki başarıları, onun ipekçilikle uğraşan Düzyan ailesinden Ohannes’in dikka>
  • Kevork Abdullah   Kevork Abdullah (1839-1918) Sarraf Mikayel Abdullahyan'ın ortanca oğlu, Viçen Abdullah'ın kardeşidir. Venedikde bulunan Murat Rafaeyan Ermeni Sanat Okulunu birinci olarak bitirip İstanbula dönüp kardeşi Viçen Abdullah ile birlikte çalışmaya başlar.
  • Kevork Pamukciyan   Kevork Pamukciyan, 1923 yılında Kayserili bir ailenin çocuğu olarak Üsküdar’da dünyaya geldi. .[1]İlköğrenimini 1937’de Nersesyan-Yermonyan Okulu’nda tamamladı. Daha sonra Saint Joseph Fransız Koleji’ni bitirdi. 1942-1945 yılları arasında Üsküdar, 1949’da Edirnekapı ve 1950-1956 yıllarında Balıklı Ermeni mezarlıklarındaki 2000 kadar mezar taşı kitabesini derledi. 1950’den itibaren İstanbul’da bulunan on kadar Ermeni kilisesinin vaftiz ve vefeyat kayıtları üzerinde çalıştı. 1944-195>
  • Lazar Zaharoviç Bugadov   12. 04. 1812 Petersburg doğumlu Ermeni asıllı Sovyet Türkoloğudur. Kazan Üniversitesi Felsefe Fakültesinde Doğu Dilleri bölümünü bitirmiştir. Azeri ve Tatar lehçeleri ile Fars dili öğretmenliği yapmıştır[1] Sravnitel’nıy Slovar’ Turetsko-Tatarskih’ Nareçiy, 1-2[2] adlı sözlüğü bugün de kullanımdadır. Sözlüğün 6 sayfalık bir girişinde kullanılan yöntem, kısaltmalar, transkripsiyon yöntemi hakkında kısa bilgiler vardır.>
  • Manas Ailesi   Muhtemelen Kayserili, padişah portreleri yapan ressam bir ailedir. I. Mahmud (1730-1754), III. Osman (1754-1757), III. Mustafa (1757-1774) ve I. Abdülhamid (1774-1789)’in resimlerini yapan Rafael Manas’ın İtalya’da tahsil gördüğü söylenmektedir. Aynı aileden Rupen Manas, Gaspar Manas ve Aleksandr Manas da birer ressamdır. Aynı aileden pek çok kişi Osmanlı Hariciyesi’nde tercümanlık yapmış veya başka görevlerde bulunmuştur. KaynakProf. Dr., Nejat Göyünç, Türkler ve E>
  • Mateos Papazyan   Bursa Ermeni cemaatinde Papazyan ailesi önemli ve güçlü bir ailedir. Papazyan ailesinin üyelerinden Mateos Papazyan (Ermeni Fotoğrafçı), Bursada Setbaşı'nda yaşamaktaydı. 1889 yılında Bursa Ticaret Odası'nda yönetim kurulu üyesi olarak görev almış ve odanın danışmanlığını yapmıştır.  Mateos Papazyan, tıpkı Karakaş Kardeşler gibi, hanedan üyesi devlet adamlarının portrelerini korsan olarak çoğaltarak satmıştır. 1870 yılında çıkan 1870 yangınında Mateos Papazyan'ın fotoğrafhanesinin sonunu >
  • Mihran Tütüncüyan   Mihran Tütüncüyan, 19.yüzyılın sonlarında kardeşi ile birlikte Kharpert (Harput)'e yerleşerek fotoğrafçılık yapmaya başlamıştır. Yessai Garabedyan tarafından yetiştirilmiştir.   Kaynakça Vahan Altıparmak, Osmanlı Fotoğrafçılığında Ermenilerin Rolü.
  • Osmanlıdaki ünlü Ermeni besteciler   Osmanlı döneminde yaşamış Ermeni bestecilerin birçoğu Türk besteciler gibi Türkçe eserler vermişlerdir. Sarayda bulunan bu bestecilere, “Ağa” denmekteydi. 1797-1869 yılları arasında yaşamış Hammamizade Dede Efendi, onun öğrencisi olan Dellalzade İsmail Efendi’den ders alan 1836-1885 yılları arasında yaşamış Nikoğos Ağa ile 1858-1927 yılları arasında yaşamış Tatyos Ağa bunların arasında gösterilebilir. Nadir Şah ve I. Mahmud’un sarayında hoca olarak görev almış ve Ermeni harfleriyle Türkçe met>
  • Pars Tuğlacı (Parseh Tuğlaciyan)   [3].. Yazar hakkında çıkan yazıların büyük bir bölümü yazarın dört dil bilen muazzam bir Türkolog olduğu yönünde iken bir taraftan da yazarın Ermeni milliyetçiliği yaptığı yönünde imzasız çıkan haberler vardır[2]. Profesör unvanını kullandığı için yazara dönemin milletvekillerinden Ziyad Ebuzziya tarafından profesör unvanını nereden aldığı bilinmediği sebebiyle ciddi eleştiriler getirildi. Hakkında “Paris İnsani Bilimler Evrensel Akademisi (Academie des Sciennes Humaines Universel>
  • Sevan Nişanyan   . Sözlüğe bu sebeplerle amatör bir deneme olarak bakılmalıdır. İnternet ortamında gösterilen verilere göre 02. 07. 2014 tarihinde sitede aranan kelime sayısının 2861 olması ise oldukça ilgi çekicidir. [3]Sözlük, bilim uzmanlarından ziyade halka hitap edecek şekilde yazılmıştır. Hasan Eren, R. Rahmeti Arat, Talat Tekin, Zeynep Korkmaz, Necmettin Hacıeminoğlu, Kemal Eraslan, Ahmet B. Ercilasun, Osman Fikri Sertkaya vd. gibi Türkologların çalışmaları kaynakçada yer almaz[]2>
  • Vahram Manavyan   Vahram Manavyan, (Doğumu: 1880 - İstanbul -- Ölümü: 1952 Mısır - Kahire) Osmanlı İmparatorluğunda Ermeni ressam. Resim dersleri almaya ilk olarak Simon Agopyan ile başlamıştır. Daha sonra resim dersleri vermeye başlamış bunun yanında fotoğrafçılıklada ilgilenmiştir.
  • AZERBAYCAN VE ERMENİSTAN
  • Azerbaycan topraklarının işgali   1989-1993 yılları arasında, Azerbaycan Cumhuriyetinin Dağlık Karabağ ve çevresindeki Laçın, Kelbecer, Gubadlı, Zengilan, Cebrayıl, Füzuli Ağdam (ilçe merkezi ve arazisinin büyük bir kısmı), Füzuli (ilçe merkezi ve arazisinin büyük bir kısmı) ilçeleri Ermenistan tarafından işgal edilmiştir. Bugün Füzuli ilçesinin Horadiz kasabasından başlayarak Zengilan ilçesinin sınırına dek uzanan 198 kilometrelik Azerbaycan-İran ve 360 kilometrelik Azerbaycan-Ermenistan olmak üzere toplamda 558 kilometrelik>
  • Azerbaycan-Ermeni Münakaşasının Kronolojisi   1724, 10 Kasım: Rusya İmparatoru Birinci Petro, Ermenilerin Güney Kafkasya’ya ve aynı zamanda Azerbaycan topraklarına sürülmesine ferman vermiştir. 1828, 10 Şubat: Rusya’yla İran arasında imzalanmış Türkmençay Antlaşmasının 15. maddesine göre Ermeniler, İran’dan Azerbaycan’ın Karabağ, Şeki, Şamahı, Nahcivan, Göyçe ve Erivan bölgelerine yerleştirilmeye başlamıştır. 1828, 21 Mart: Rus Çarı I. Nikolay’ın fermanı>
  • Ermenistan ve Kafkasya   Kafkaslar, Asya-Avrupa ayrım çizgisi üzerinde kuzeyden güneye uzanan bir coğrafyadır. Hazar Denizi’nin batısı, Karadeniz ve Türkiye Cumhuriyeti’nin doğusunda yer alan Kafkasya coğrafyasının güney kısmı İran'ın kuzeyi ile beraber Türkiye dahil Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan ile birlikte 5 Bağımsız cumhuriyeti barındırır Azerbaycan'a bağlı Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ve Gürcistan'a bağlı Acara Özerk Cumhuriyetleri Güney Kafkasya'daki özerk bölgelerdir. Azerbaycan'a b>
  • Karabağ’ın Ağdam bölgesinin işgali   (Sovyetler Birliğinden kalma bir idari birim adıdır. Bugüne kıyas olarak ilçe denilebilir) Azerbaycan’daki yerleşim bölgesinin adıdır. Konum itibariyle Bakü'den 365 km uzaktadır. 23-24 Temmuz 1993 yılında dağlık Karabağ sınırında bulunan Ağdam kenti Ermeni askeri birlikleri tarafından işgal edilmiştir. Ağdam’da yaşayan 150 bin kişilik nüfus topraklarını terk etmeye mecbur edilmiş, işgale karşı direnen altı bin Ağdamlı Ermeni askerleri tarafından öldürülmüştür. Toplam bin 154 kilometre kare b>
  • Karabağ’ın Cebrayıl bölgesinin işgali   ’lik bir alanı kapsamaktadır. 2Cebrayıl, nüfusu 2008 sayımına göre 8700 kişi olan Cebrayıl rayonunun idari merkezidir. Cebrayıl rayonunun nüfusu ise yaklaşık 70300 kişidir ve 1.050 km 1993 yılı 24 Ağustosunda, Dağlık Karabağ sınırında bulunan Cebrayıl kenti ve onun civar köyleri Ermeni askeri birlikleri tarafından işgal edilmiştir. Bu işgal neticesinde 57125 kişi yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda kalmış, 180 Azerbaycanlı şehit olmuş, ayrıca sınır ihlallerinden dolay>
  • Karabağ’ın Fuzuli bölgesinin işgali   olan, “Fuzuli rayonunun” idari merkezidir. Şehir adını büyük şair Fuzuli’den almıştır. Aras nehrinin bir kolu olan Köndelençay’ın sağ şeridinde yer alan şehrin Bakü ile arasında 318 km. mesafe bulunur. “Karyagin”Fuzuli, 1827’de kurulan ve ilk adı olarak adlandırılan birinci derece idarî bölümlerden biri olan Füzuli, 23 Ağustos 1993 yılında Ermeni silahlı güçlerince işgal edilmiştir. O günden bu yana hala bölgede bulunan 50 kadar kasaba Ermeni işgali altında yaşam mücadeles>
  • Karabağ’ın Kelbecer bölgesinin işgali   araziye sahiptir. 1993 yılı 1-3 Nisan aralığında Ermeni askeri birlikleri, Karabağ’ın dağlık kısmının sınırlarında kalan Kelbecer ilini işgal etmiş ve bu işgal sonucunda 60698 Azerbaycanlı kendi anayurtlarından kovulmuştur. Kelbecer işgali 511 kişinin ölümüne, 321 kişinin ise kaybına sebebiyet vermiş ve il ilk hesaplamalara göre 761 milyon dolar maddi zarara uğramıştır. Bununla birlikte 24 bin 279 çocuğa zarar verilmiş, onlardan 734 çocuk yetim kalmış, 172 kültür merkezi, 96 okul, >
  • Karabağ’ın Kubadlı bölgesinin işgali   , nüfusu ise 35700 civarındadır. Bir tarım bölgesi olan Kubadlının ekonomisi, başlıca olarak, tütüncülük, hububat yetiştiriciliği, bağcılık, ipek böcekçiliği ve hayvancılığa dayalıdır. Dağlık Karabağ’ın sınırında bulunan Kubadlı kenti ve onun köyleri Ermeni askeri birlikleri tarafından 30 Ekim 1993 tarihinde işgal edilmiştir. Bu işgal neticesinde Azerbaycanlı 34924 kişi yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda kalmıştır. Bunun yanında bölgede 54 kişi hayatını kaybederken 146 kişi de yaralanm>
  • Karabağ’ın Laçın bölgesinin işgali   olan Laçın’ın toplam nüfusu 72 bin kadardır. Kent 126 köyden, 1 kentten ve 1 kasabadan oluşmaktadır. Dağlık bir yapıya sahip olan Laçın’da özellikle hayvancılık, arıcılık, tarımda kereste üretimi gelişmiştir. Laçın nüfusu işgalden sonra Azerbaycan Cumhuriyeti'nin çeşitli topraklarına dağılmak zorunda bırakılmıştır. Bu sayı yaklaşık olarak 63341 kişidir. 18 Mayıs 1992 yılında Ermenistan Cumhuriyeti tarafından işgale maruz kalmasının ardından nüfusunun göçe maruz kalmasının yanında, işgalden so>
  • Karabağ’ın Zengilan bölgesinin işgali   Zengilan, Azerbaycan’da Zengilan Rayonunun idari merkezi olan ve 2008 yılı itibariyle nüfusu 7900 kişi olan yerleşim birimidir. Rayon ile toplam nüfusu 35351 kişi olan, Dağlık Karabağ’ın sınır bölgelerinden Zengilan kenti ve onun köyleri; Ermeni askeri birlikleri tarafından 30 Ekim 1993 tarihinde işgal edilmiş ve Ermeniler bölgeye 383 kişi yerleştirerek buraya Ermenice “Kovsakan” adını vermişlerdir. Bu işgal neticesinde Azerbaycanlı 34924 kişi yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda kalmış,>
  • Neden Azerbaycan topraklarının işgali sonucu (1988-1990) bir milyon insan göçebe haline geldi?   Birinci Dünya Savaşı, Rusya’da çarlık rejiminin çöküşü ve Sovyetler Birliğinin kurulması, Ermenilerin asırlardır hayalini kurdukları Ermeni devleti rüyasının gerçekleşmesine neden olmuştur. 70 yıllık Sovyet rejimi döneminde Ermeniler Moskova’da yönetim birimlerinde kilit noktalarda göreve gelerek Ermenistan devletinin genişlemesi ve güçlenmesi için çeşitli faaliyetlerde hizmetlerde bulunmuşlardır. Nitekim Ermeniler bu hususta Sovyet yönetimindeki şahısları ele alarak başarılar sağlamı>
  • Türkiye-Azerbaycan, Rusya-Ermenistan askeri-stratejik anlaşmaları   Ermenistan’da 1980’li yılların sonlarından itibaren başlayan bağımsızlık mücadelesinde Ermeni milliyetçiliği, 1990’lı yılların başlarına kadar komünist ideoloji ve Rusya karşıtı görüşleri benimsemişse de bu tarihten itibaren yeniden Rusya ile işbirliğine önem verilmiş ve Ermenistan, Rusya’nın Kafkasya’daki varlığını koruyan tek ülke haline gelmiştir. Bağımsızlığın ilanından sonra ciddi ekonomik, siyasi ve sosyal sorunlarla karşılaşan Ermenistan, Rusya ile olan ilişkilerini daha da gel>
  • ZORUNLU GÖÇ KARARI
  • 1915 Tarihli Ermeni Tehcir Kararnamesi   Osmanlı tatbikatında da çeşitli amaçlarla sürgünler yaşanmıştır. Klasik dönem dediğimiz Osmanlı'nın zirve asırlarında fetihlerle elde edilen bölgelerde İslami inancın, Türk töresinin yer etmesi ve Osmanlı hâkimiyetinin sağlanması için Anadolu içlerinden sürgünlerle buralara yeni iskânlar yapılmıştır. Kıbrıs örneğinde olduğu gibi şehir hayatının devamı için gerekli olan zenaat gruplarından bazı kimseleri de Anadolu şehirlerinden alarak buraya iskân ettiği görülmüştür. Osmanlı sürgünler>
  • Ermeni Tehcirinin nedenleri ve sonuçları   Tehcir, Arapça hicret; göç etmekten, göç ettirmek manasını da taşır. Osmanlı Devletinin varlığı ve insanlarının güvenliği için savaş hali bulunan köy ve kasabalarda ikamet etmekte olan Ermenilerden nakli gerekenlerin, tespit edilen iskân mahallelerine zarar görmeden ulaştırılmaları ve yerleştirilecekleri bölgelerde güvenliklerinin temin edilmesi ise o dönemin kısa bir tehcir özetidir. Ermenilerin yerlerinin topluca değiştirilmesi fikri de Van isyanı üzerine ortaya konmuştur. >
  • Ermenilerin Geri Dönüşü   Birinci Dünya harbinin sona ermesinden sonra Osmanlı Hükümeti tehcire tabi tutulan Ermenilerden isteyenlerin tekrar eski yerlerine dönmeleri için bir kararname çıkardı. 22 Kanûn-ı evvel 1334'de (4 Ocak 1919) Dahiliye Nazırı Mustafa Paşa'nın Sadaret'e gönderdiği yazıda, Ermenilerden dönmek isteyenlerin eski yerlerine nakledilmeleri konusunda ilgili yerlere talimat verildiği ve gereken tedbirlerin alındığı belirtilmektedir. Bu gidenlerle, Anadolu'da eski yerlerine dönenleri ve İtila>
  • Ermenilerin Zorunlu Göç Ettirilmeleri   27 Mayıs günü çıkarılan ve 1 Haziran 1915 tarihinde Takvim-i Vekayi Gazetesinde yayımlanan kanun: “Savaş sırasında hükûmetin icraatlarına karşı gelenler içün askerî yönden alınacak önlemler hakkında (geçici kanun)” şeklindedir.   Ermenilere Zorunlu Göç Kararı Nasıl Duyuruldu? Zorunlu Göç Kanununu Ermenilere duyurmak için hazırlanan bildirilerden bir tanesi İttihat ve Terakki Partisi’nin resmi yayın organı “Trabzon’da Meşveret” gazetesinin 27 Haziran 1915 tarihli ba>
  • Geri Dönüş Kararnamesi   Hükümetin hazırladığı 18 Kanûn-ı evvel 1334/31 Aralık 1918 tarihli dönüş kararnamesine göre: 1- Sadece geri dönmek arzusunda bulunanlar sevk edilecek, bunun haricinde kimseye dokunulmayacak. 2- Yerlerine iade edileceklerin, yollarda perişan olmamaları ve dönüş mahallerinde mesken ve iaşe sıkıntısı çekmelerinin önlenmesi için gerekli tedbirler alınacak; gidecekleri bölgelerin idarecileriyle irtibat sağlanıp bu konudaki tedbirler sağlandıktan sonra sevkiyat ve geri dönüş işleml>
  • I. TBMM’nin Ermeni Tehcirine Bakışı   I. Dünya Savaşı sonucu imzalanan Mondros Mütarekesi Osmanlı siyasi yaşamı açısından yeni bir döneminde başlangıcı olmuştur. Bu süreç içerisinde on bir tane hükümet kurulmuştur. Mütarekeden sonra kurulan Osmanlı Hükümetleri’nin gündemini en çok meşgul eden olay, savaş döneminde Ermeni isyanlarına ve saldırılarına karşı alınan önlemler ve bu olayda görev yapmış olan kişilerin cezalandırılması idi. Ermeniler bu dönem içinde kendilerine mezalim yapıldığı iddiasını dile getirerek O>
  • Osmanlılar Ermenileri Ölüm Yolculuğuna Mı Gönderdi?   Ermenilere soykırım yapıldığını iddia eden tarihçiler, Ermenilerin yollarda ölmeleri için zorunlu göç ettirildiğini ileri sürmektedir. Halbuki Osmanlı Devleti savaş esnasında zorunlu göç uygulamasına başvuran ülkeler arasında en başarılı uygulamayı gerçekleştirmişlerdi. Uygulama bir kanun çerçevesinde yapılmış, genelge ve yönetmeliklerle düzenli bir şekilde devlet görevlilerinin kontrolünde gerçekleştirilmiştir.   Ermenilere Hazırlık İçin Ne Kadar Süre Verildi? Erm>
  • Tehcir Konvoylarının Güvenliği   Osmanlı Arşivleri Genel Müdürlüğünün yayımladığı belgeler, devletin tehcir konvoylarının güvenliği için her türlü imkânını seferber ettiğini göstermektedir. Her bir konvoyun başına jandarmalar görevlendirilmişti. Kullanılacak yollar mümkün olduğunca önceden belirlenmiş ve güvenlikleri sağlanmıştı. Yol boyunca konvoyların karşılaşacakları yasa dışı olaylardan askerî ve idarî yetkililerin sorumlu tutulacağı ilân edilmişti. Bununla birlikte alınan önlemlere rağmen, maalesef Doğu Anadolu çevresin>
  • Tehcir ve Soykırım Kavramları   .massacre ve holocaust, genocideTürkçede soykırım veya eski tabirle katliam diye ifade edilen bu manayı ifade etmek üzere uluslararası hukukta üç önemli kavram kullanılmaktadır:         kelimesinden türetilmiştir. 1933 yılında Madrid’de toplanan Uluslararası Hukuk Komisyonu'na sunulan raporda ilk hedef olarak 11 Ağustos 1933’de Irak’ta gerçekleştirildiği iddia edilen Asur Katliamıcide kelimesi i>
  • Zorunlu Göçün En Önemli Sebeplerinden Birisi: Yeniköy Antlaşması Nedir?   Rusya maslahatgüzarı Konstantin Goulkevitch ile Sadrazam ve Dışişleri Bakanı Prens Said Halim Paşa arasında 8 Şubat 1914 tarihinde Yeniköy’de imzalandı. Doğu Anadolu’yu iki müfettişlik bölgesine bölen bu antlaşmaya göre, her bölgenin başına Avrupalı birer Genel Müfettiş (Vali) tayin edildi.   Yeniköy Antlaşması Niçin Önemlidir? 8 Şubat 1914 tarihinde imzalanan Yeniköy Antlaşması Osmanlı-Ermeni ilişkilerinde dönüm noktasıdır. Bu Antlaşmanın şartları çok ağırdı. >
  • ERMENİ, ERMENİCE, ERMENİSTAN ,ERMENİ KÜLTÜRÜ
  • Batı Ermenicesi   Batı Ermenicesi (Türkiye Ermenicesi - İstanbul Ermenicesi) (İngilizce: Western Armenian, Ermenice: ?????????????)), Hint-Avrupa dil ailesinden olan Ermenicenin 2 lehçesinden biridir. Günümüzde daha çok Ermeni Diasporası tarafından konuşulan Batı Ermenicesi, Türkiye'de ise İstanbul'da yaşayan Ermeniler tarafından kullanılmaktadır. Türkiye'de özellikle Doğu Karadeniz bölgesinde Artvin, Hopa bölgesinde konuşulan Hemşince de Batı Ermenicesinin kuzey ve doğu alt g>
  • Doğu Ermenicesi   Doğu Ermenicesi (İngilizce: Eastern Armenian, Ermenice: ?????????????)), Hint-Avrupa dil ailesinden olan Ermenicenin 2 lehçesinden biridir. Özellikle Ermenistan'da ve Dağlık Karabağ Cumhuriyetinde, bunların dışında ise İran, Gürcistan ve Bağımsız Devletler Topluluğunda da  (CIS) olmak üzere yaklaşık 6 milyon insan Doğu Ermenicesini konuşmaktadır. Ermeni Diasporasında ise Doğu Ermenicesi kullanılmakla birlikte Batı Ermenicesi daha yaygın olarak konuşulmak>
  • Ermeni Adı ve Dili   .Ağrı / Ararat Dağıdır soyundan gelmektedir ve ana yurtları , Togarma, Gomer, ve Yafes'in adlı efsanevi bir kişi ile ilişkilendirilir. "Ermenistan", Ermenice'de "Hayastan" olarak yazılır. Ermeni folkloruna göre HaykHayk ait bir dildir. Bu topluluktan olmayanlar bunları "Ermeniler" olarak tanımlasa da Ermeniler kendilerini "Hay", "Hayer" olarak tanımlar. Bu ad Ermenice, Hint-Avrupa dil ailesine Bir coğrafi tanım olarak Armania adına eski Fars imparatoru I. Darius tarafın>
  • Ermeni Alfabesi   Ermeni alfabesi (İngilizce: Armenian Alphabet, Ermenice:  ????? ???????? - ????? ????), sözün yeterli olmadığı, İncil’in ve diğer Hıristiyan kitaplarının Ermeniceye çevrilerek geniş halk kitlelerine ulaşması gerektiğine karar veren Aziz Mesrop Masthots tarafından 405 yılında oluşturulmuştur. İlk icat edildiğinde 36 harften oluşan Ermeni alfabesi, daha sonra ''? ?'' ve '' ? ?'' harflerinin de eklenmesi ile 38 harf olmuştur. Fakat bazı seslerin oluştu>
  • Ermeni arşivleri   Eski Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Halaçoğlu, basına verdiği demeçlerden birinde; “1992 yılına kadar Devlet Arşivleri Genel Müdür Yardımcısı olduğumdan konu hakkında yeterince bilgiye sahibim, dolayısıyla arşivlerin içyapısını biliyorum, bugüne kadarki gelişmeleri de Tarih Kurumu Başkanı olarak biliyorum. Bugüne kadar aşağı yukarı 680 yabancı bilim adamı Osmanlı arşivlerinden faydalanmıştır. Bunun içinde en çok araştırma yapan Amerikalılar'dır ve bütün dünya devletlerinden bilim adamları ar>
  • Ermeni kültür ve sanatında sözde Ermeni soykırımı   Basında, edebiyatta, sanatın hemen her alanında ve siyasette sıkça Türk düşmanı faaliyette bulunan Ermeni lobisi, kültür ve sanat etkinliklerinde de bu fikirlerini desteklemek amaçlı bir araca dönüştürmüşlerdir. filmini Kanada'da çekmeye karar verdiğinde Kanada Ermenilerince ona filmi çekmesi için son derece yüklü bağışlar yapılmış, böylece daha düşük bir bütçeden, daha geniş imkânlarla film çekilebilmiştir.Araratİlk başlarda amatörce kendini gösteren bu sistem zaman içinde >
  • Ermeni Vilayeti'nin Kuruluşu   Rus çarı I. Nikola'nın 20 Mart 1828 tarihinde onayladığı Çarlık Fermanı uyarınca eski Revan Hanlığı, Nahçıvan Hanlığı ve Ordubad'ı kapsayan bölge içinde 21 Mart 1828 tarihinde Ermeni Vilayeti kuruldu ve yönetici olarak da Aleksander Çavçavadze atandı. Aynı doğrultuda 1828 -1829 yılları arasında gerçekleşen Türk-Rus savaşından sonra Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya İmparatorluğu arasında imzalanan Edirne Antlaşması sonrasındaki ilk sene içinde 21,666 Ermeni kökenli Osmanlı vatandaşı (Gö>
  • Ermenice   Ermenice ( İngilizce: Armenian Language, Ermenice: ??????? (Hayeren)), Ermeni halkının kullandığı dildir. Ermenice, Hint- Avrupa dil ailesi kökenli olup, bu ailenin bağımsız bir alt grubudur. Ermeni alfabesi (????? ???????? - ????? ????) 405 yılında Aziz Mesrop Mashtots tarafından oluşturulmuştur.  En eski Ermenice olan Grabar (Kırapar), günümüzde sadece bazı din adamları tarafından konuşulmakta ve anlaşılabilmektedir. Bunun için verilen ilk eserler eski>
  • Ermenistan   Ermenistan (Ermenice: Հայաստան, İngilizce: Armenia), resmi adıyla Ermenistan Cumhuriyeti (Ermenice:  Հայաստանի Հանրապետություն, İngilizce: Republic of Armenia). Asya'nın batısında yer alan, Güney Kafkasya'da denize kıyısı olmayan bir ülkedir. Kuzeyinde Gürcistan, doğusunda Azerbaycan, güneyinde Nahçivan Özerk Cumhuriyeti ve İran, batısında ise Türkiye yer alır. Başkenti Erivandır. Gümrü, Vanadzor, Eçmiadzin ve Hrazdan ülkenin diğer önemli şehirlerindendir. Ermenistan Birleşmiş Milletler, >
  • Hemşince   Hemşince (İngilizce: the Hamshen language, Ermenice: Հոմշեցի լեզու) arkaik bir dil olarak değerlendirilir. Ermenicenin bir lehçesi olup Batı Ermenice (İstanbul) içerisinde değerlendirilir. Batı Ermenicenin kuzey-doğu alt grubu olarak da yorumlanmıştır. Türkiye'de Doğu Karadeniz bölgesinde kendilerini Hemşinliler olarak adlandırılan Müslümanlaşmış Ermeniler tarafından konuşulmaktadır. Ancak bazı Hemşinliler kendilerinin ayrı bir Müslüman halk olduğunu iddia ed>
  • Hemşinliler   Hemşinliler (Ermenice: Համշենցիներ), genellikle Türkiye'de Artvin ve Rize illerinde yaşayan, nüfusları yaklaşık olarak iki yüz bin kişiden oluşan Ermeni kökenli halktır.  Hemşinli tanımı, kendilerine ait olan bir kültürü ve dili ifade eder. Günümüzde Hemşinlilerin önemli bir kısmı Türkiye'de büyük şehirlere ve Rusya, Gürcistan, Ermenistan gibi ülkelere dağılmış durumdadır. Bu dağılışın siyasi, ekonomik, dini v.b bir çok nedeni bulunmaktadır. Hemşinlilerin, büyük çoğunluğunun >
  • Kilikya Ermeni Krallığı   1080 yılında beylik olarak kurulan 1375 yılına kadar varlığını Çukurova çevresinde sürdürmüş olan devlettir. I. Ruben tarafından Bizans devletinden alınan topraklar üzerine kurulmuştur. Bu toprakların Ermeni beylerine verilmesinin nedeni, bölgenin Bizans için stratejik önemiydi. Belirli bir özerklik kazanmış bu Ermeni beyleri, Bizans'ı Arap ve Türk akınlarına karşı koruyorlardı. Ruben Hanedanı tarafından uzun yıllar yönetilen beylik, hanedanın son hükümdarı I. Levon döneminde krallık olmuştur>
  • Tarihte Ermeniler   Tarihte Ermenistan neresidir, nerede başlayıp nerede biter bunun cevabını vermek son derece zordur. “Ermeni” kavramı ve etnonimi hakkında oldukça çeşitli görüşler bulunmaktadır. Ermeni tarihçilerin bir kısmı, M.Ö. VI. yüzyılda kuzey Suriye ve Kilikya bölgesinde yaşamış Hititlerden olduklarını, diğer bir kısmı ise Nuh’un oğullarından Hayk’a dayandıklarını iddia etmektedir. İngiliz tarihçi David M. Lang’ın belirttiğine göre, Eski Yunan yazarı Strabon; Ermenileri, Yunanistan’ın kuze>
  • ERMENİSTAN TÜRKİYE İLİŞKİLERİ
  • Arşiv kayıtlarında Türk-Ermeni münakaşası   Yakup Karataş’ın “Ermeni Meselesinin Enternasyonalizasyon Sürecine Dair Tespitler ve Osmanlı Diplomasisi” başlıklı çalışmasında: Osmanlı arşiv kayıtları dikkate alındığında devletlerin müdahalesinin çoğu durumlarda Ermeni şikâyetlerinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Bu şikâyetler doğrultusunda Osmanlı hükümetine, Anadolu’da cinayet, yaralama, soygun, ırza geçme gibi olayların önüne geçmesi tavsiye edilerek böylece devletlerin müdahalesine meydan verilmemiş olacağı uyarısında bulunulmu>
  • Birinci Dünya Savaşının Türk-Ermeni münakaşasındaki rolü   Doç. Dr. Şenol Kantarcı’nın “” bildirmiştir.Komitenin bütün gücüyle mücadeleye katılarak İtilaf Devletleri’nin ve özellikle Rusya’nın müttefiki sıfatıyla Ermenistan, Kilikya, Kafkasya ve Azerbaycan’da zaferi temin için her türlü vasıta ile İtilaf Devletleri’ne yardım edeceğini” yolunda antlaşmaya varılmış… Hınçak Komitesi’de örgütüne gönderdiği talimatta, “Rusya’nın Osmanlı Devleti’ne Ermeniler için yapılacak ıslâhatı uygulattırması karşılığında, Rusya Ermenileri>
  • Türk ve Ermeni İlişkileri Kronolojisi   1018 -Selçuklu Türkleri, Çağrı Bey kumandasında Anadolu'ya akınlar tertip etmeye başladı. 1021 -Van'da Ardzruni soyundan Ermeni Prensi Senekerim, Türk fetihlerinden rahatsızlık duyarak ülkesini Bazans'a devretti. 1064 -Sultan Alparslan, Ani şehrini, Bizanslıların biri Gürçü, diğeri Ermeni asıllı iki valisinden aldı. 1461 -Fatih Sultan Mehmed, Bursa'daki Ermeni Piskoposu Hovakim'i (Ovakim) İstanbul'a ge>
  • Türk-Ermeni İlişkileri bakımından 93 Harbinin sonuçları   olarak bilinir. Osmanlı padişahı II. Abdülhamit ve Rus çarı II. Alexander döneminde yapılmış olan savaş, hem Osmanlı Devleti'nin batı sınırındaki Tuna (Balkan) Cephesi'ne, hem de doğu sınırındaki Kafkas Cephesi'ne yayılmıştır. Savaşa hazırlıksız yakalanan Osmanlı Devleti, savaş sonunda çok ağır bir yenilgi almıştır. Bununla beraber Ermeniler, Balkan Hıristiyanlarına özenmeye başlamışlar, Bulgarlar ve Bosna-Hersek adına o tarihlerde ayağa kalkan Avrupa’nın kendileri ile de ilgileneceklerini d>
  • Türk-Ermeni münakaşası bağlamında mukatele (karşılıklı kırım)   Kelime anlamıyla mukatele, “katl” yani öldürmekten gelmekte, karşılıklı vuruşma, birbirini öldürme, boğazlaşma yahut savaş, harp manası taşımaktadır. Mukatele bizim için aynı zamanda 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başında etnik zeminde rol oynayanların faaliyetlerini özetler nitelikte bir kelimedir. 1896 yılında Van’da İngiliz ve Rus konsoloslukların teşvik, maddi destek ve silah yardımıyla Ermenileri ayaklandırması ve bu ayaklanmayı organize eden Taşnak Komitesinin de taşkın>
  • Türk-Ermeni münakaşasında diyalog çabalarının ana hatları   9 Temmuz 2001 tarihinde altı Türk ve dört Ermeni tarafından bir “Türk-Ermeni Barışma Komisyonu” kurulmuş, komisyonun başlıca görevleri Terms of Reference adlı belge ile şu şekilde açıklanmıştır: “Türkler ve Ermeniler arasında karşılıklı anlayış ve iyi niyeti geliştirmek. Ermenistan ve Türkiye ilişkilerinin iyileştirilmesini teşvik etmek: Türk-Ermeni sivil toplum örgütleri ve Ermenistan dışındaki Ermeni toplumunda mevcut barışma arzusundan yararlanmak ve söz konusu örgütler arasında temas, diy>
  • ULUSLARARASI ALANDA ERMENİ MESELESİ
  • Amerikan Protestan Misyonerleri Ve Ermeni Meselesi   ^11820’li yıllardan itibaren Anadolu’ya gelen Amerikan misyonerleri yıldan yıla varlıklarını ve etkinliklerini artırdılar. 1914 yılına gelindiğinde Amerikan misyonerlerinin dünyadaki en etkin faaliyeti alanı Anadolu haline gelmişti. 20 misyon merkezinde, 150 Amerikan ve 1000 yerel personel misyonerler için çalışıyordu. 130 Ermeni Evangelist kilisenin üye sayısı 15.000 kişiyi aşmıştı.^2 Amerikan Misyonerleri Ermenilerin Ayrılıkçı Eylemlerini Destekledi Ermenilerin bağım>
  • Anadolu’nun Paylaşılmasında Ermenilerin Kullanılması    Bazıları ise iyi niyetle yola çıkıp ne yaptığının farkına varmadan olumsuzluğa sebep olabilmişlerdir.[6] Burada Osmanlı idarecilerinin de bu sürecin yavaşlamasında ve hızlanmasında etkili olduğunu göz ardı etmemek gerekir. Bazı yöneticilerin dış güçlerle iş birliğinde devleti aleyhine çalıştıkları olmuştur.[5] Bu da, Osmanlı Devleti’nin bazı toprak kayıplarına rağmen yaşamasına bir müddet daha imkân sağlamıştır.[4] Osmanlı Devleti’nin payl>
  • Enerji yolları sorunu ve Ermenistan devletinin kayıpları   Elnur İsmayilov’un, “Rusya’nın Avrasya Birliği Projesi ve Ermenistan” başlıklı yazısından aktarımla, Rusya eski Sovyet coğrafyasının etki alanından çıkmasını engellemek ve SSCB'yi fiilen canlandırmak maksadıyla bu bölgelerle ekonomik açıdan bütünleşmeyi mümkün kılacak projelere yönelmektedir. Nihai aşaması Avrasya Birliği’nin tesisi olan Gümrük Birliği sürecini başlatan Moskova, eski Sovyet coğrafyasında Batılı ülkelerin ve Çin'in nüfuzunu dizginlemeyi amaçlamaktadır.” demektedir. Güney Kafka>
  • Moskova arşivlerinden çıkan sonuçlar   Rus devlet arşivindeki belgelerin ortak özelliği, Türkiye’nin tezlerini esas olarak doğrulaması ve ermeni soykırımının uluslararası bir yalan olduğunu tartışmasız biçimde gözler önüne sermesidir. Rusya’da, Çarlık Rusya’nın ve Sovyet döneminin devlet arşivlerinde yapılan çalışmaları şöyle özetleyebiliriz: 1. Birinci Dünya Savaşı öncesinde ve sonrasında hem devletlerarası savaş düzleminde hem de halklar arasındaki boğazlaşmalarda, karşılıklı kırımlar (mukatele) yaşanmıştır. Çarlık Rusya>
  • Wellington Evi   Kamuoyunun fikrini değiştirme konusunda güvenilen ve Dışişleri Ofisi'ne bağlı bir departman olarak çalışan İngiliz kurumu, ilk başlarda Savaş Propaganda Bürosu olarak adlandırılmaktaydı. Bu büro 1914 yılında Wellington Evi'nde bulunmaktaydı ve büronun direktörü Şeref Payesine sahip olan C. F. Masterman idi. 1916 yılı Aralık ayında bu büro, Albay John Buchan yönetiminde bir Enformasyon Departmanına dönüştürüldü ve Masterman da Buchan'ın yardımcılığına getirildi. Daha sonra, 1918 yılında Lord B>
  • Yunanistan Ermenileri   Ermenilerin, Yunanistan'a ilk göçleri Osmanlı Döneminde özellikle bölgede bulunan ticaret kentlerine olmuştur. Anadolu ile Avrupa kentleri arasında ticaret koridorunun önemli kavşak noktaları Balkanlarda bulunuyordu. Bu sebeple birçok Ermeni ailesi, Yunanistan'a Osmanlı döneminde başlayan ve devletin sonuna kadar devam eden göçlerini sürdürdüler. Selanik kentini ele alırsak, kent 19. Yüzyılda belirli bir burjuva kesimin oluştuğu, ticaretin ve zanaatların olduğu büyük bir ekonomi haline gelmiş>
  • ERMENİSTAN’DA TÜRK ESERLERİ
  • Ermenistan'da Türk Eserleri: Mescit ve Camiler   [1]Camiler İslam dünyasında dini bir mekân olmakla beraber aynı zamanda sosyal kültürel ve eğitim kurumlarıdır. Revan Hanlığı topraklarındaki tarihi eserler dini menşeli olduğundan iki türlü yıkıma sahne olmuştur. SSCB’de ateistlik propagandası neticesi kurulan Allahsızlık Cemiyeti bölgedeki dini yapıları yok etmeye çalışmıştır. Bunun yanında Ermeniler Türk hâkimiyet alametlerini tamamen tahrip ederek Revan’da bulunan irili ufaklı birçok camiden ancak iki tane kalmış ve bu camilerde 1988'de k>
  • Ermenistan'da Türk eserleri: Serdar Sarayı   [1]Safevi Türk şahları Revan şehrini kurarken bir saray külliyesi inşa ederek kendileri adına şehri yöneteceklerin ikametine ayırdı. Bu saray ek yapılarla desteklenerek ayrıca yapım ve restorasyon esnasında bir çok değişikliğe uğramıştır. Bu saray külliyesi Revan kalesinin içerisindeydi. Heybetli uçurumun kenarında kurulan saray insan üzerinde büyük tesirler bırakmaktadır. Safeviler vilayet merkezlerinde inşa ettikleri sarayları genellikle heşt behişt (sekiz cennet) tarzında inşa ederlerdi. İ>
  • Ermenistan'da Türk eserleri:Türbe ve Mezarlıklar   Revan topraklarında türbe ve mezarlıklar halkın sık sık ziyaret ettiği yerlerdir. Meşhed, Kerbela, Bağdat Kâzımiye’de bulunan Şii makamlarda olduğu gibi Revan Hanlığı topraklarındaki halk da mezarlık ve türbelere akın ederek ziyaret etmekteydiler. Özellikle 10 Muharrem kutlamaları büyük bir coşkuyla mezarlık ve türbelerde yapılıyordu.Mezarlıklar bir yerin tapu senetleri mesabesindedir. Revan'ın eski mezarlığında yapılan bir araştırmada koç, koyun, at heykelli mezar taşları&>
  • SÖZDE SOYKIRIM İDDİALARI VE TÜRKİYE’NİN YAPMASI GEREKENLER
  • Büyük Ermenistan Hülyası hangi yanlış temele dayanmaktadır?   Türk tarihi için bir kırılma noktası olan ve Osmanlı yönetimi altında bulunan Ermeni, Bulgar, Romen, Sırp ve Rumları oldukça yakından ilgilendiren 21 Temmuz 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması ile Rusya, Osmanlı İmparatorluğu bünyesindeki Hıristiyanların koruyucusu olduğunu ilan ederken, Osmanlı Devleti ise ilk kez halkı tamamen Türk olan Kırım’ı kaybederek siyasi bağımsızlığını kabul etmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nun hemen her konuda Avrupa’nın müdahalesine maruz kalmaya başladığı bilh>
  • Devlet ve fikir adamlarının Ermeni Meselesi hakkındaki görüşleri nelerdir?   Bu soruya cevaben evvela Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Ermeni meselesi üzerine söyledikleriyle başlamamız doğru olacaktır. Atatürk Ermeni meselesi hakkında Nutuk’ta: “Şüphe edilmemek gerekirdi ki, Ermeni katliamı konusundaki sözler gerçeğe uygun değildi. Aksine, güney bölgelerinde, yabancı kuvvetler tarafından silahlandırılan Ermeniler, gördükleri koruyuculuktan cür’et alarak bulundukları yerlerdeki Müslümanlara saldırmakta idiler. İntikam düşünces>
  • Ermeni Devleti Kurma Çabalarının Sonuca Ulaşamama Nedenleri        1- Ermeniler devlet kurma iddiasında bulundukları coğrafyanın hiçbir yerinde nüfus çoğunluğuna sahip değillerdi. Üstelik himaye usulünden yaralanmak için Osmanlı tabiiyetinden ayrılarak başka ülkelerin vatandaşlığına geçenlerin sayısı azımsanmayacak düzeydeydi. Nüfus yetersizliğinin olduğu bir bölgede devlet kurmak, o sıradaki büyük güçlerin desteklerine karşın başarılması zor, hatta imkânsız bir durumdu.2- Osmanlı Devleti bütün güçsüzlüğüne, maru>
  • Ermeni İddialarına karşı Yayın ve Eğitim Politikaları Yokluğunun Sakıncaları   Kapsamlı bir stratejinin mevcut olmaması nedeniyle, Türkiye’nin bir yayın politikası olmamıştır. Bu nedenle, Türkiye’de yapılan çalışmaların çoğunluğu yerel kalmış uluslararası alana intikal etmemiştir. Türk tarihçileri tarafından yazılan eserler -bir tanesi hariç- İngilizce olarak hiçbir ABD üniversitesi veya önemli yayınevi tarafından yayımlanmamıştır. Türk Tarih Kurumu’nca yayımlanan birkaç eser İngilizce’ye çevrilmiş ama Türkiye’de basılmıştır. Kazım Karabekir Paşa’mın kritik önemdeki hat>
  • Ermeni İddialarını Çürütecek Bir Devlet Stratejisi Olmayışı   gibi beş boyutu bulunan devasa bir meseledir. Oluşturulacak strateji bu beş boyutu da kapsamalıdır. Strateji ortaya çıkarıldıktan sonra, etkin biçimde uygulanması için gerekli yapılanmaya gidilmesi zorunludur. Böyle bir stratejimizin olmaması nedeniyle, Türkiye, Ermeni propagandasına karşı koymada etkili olamadı ve hergün zemin kaybetti ve kaybetmeye devam ediyor.siyasal, hukuksal, tarihsel, yayın ve eğitim ile kamuoyu oluşturulması , sahip bulunmamasından ileri geliyor. Ermenilerin, iddiala>
  • Ermeni Tezlerini Çürüten Ortak Deklarasyon   gibi bilim dünyasında ün yapmış isimler vardı. Bernard Lewis, Stanford Shaw, J.C Hurewitz, Tibor Halasi-Kun, Dankwar Rustow, Frank Tachau, Pierre Oberling, Carter Findley, Roderic Davison, Alan Fisher, Avigdor Levy ve Philippe Stoddart vurguluyordu. Deklarasyon’un etkili olmasının ve kamuoyunun dikkatini çekmesinin başta gelen bir nedeni, altında ABD’nin önde gelen ve dünyaca tanınmış tarihçilerinin ve bilim adamlarının imzalarının bulunmasıydı. 69 imzacı arasında, “dürüst tarih>
  • Ermeni Toplumunun Kimlikle Mağduriyet Duygusunu Özdeşleştirmesi    Ermeniler bir kimlik krizi yaşıyorlar ve bu krizde kimlikleriyle soykırım kurbanı olma inancından kaynaklanan derin mağduriyet duygusu iç içe geçmiştir. Ermeniler kimlikleriyle özdeşleşen mağduriyet duygusundan kaynaklanan fanatik bir dürtüyle soykırım kampanyasını sistemli ve örgütlenmiş bir şekilde yürütüyorlar. Bu psikolojiyle Ermeni toplumu kendisini Türklere karşı bir asırdan beri süren kesintisiz bir savaş içinde görmekte ve tüm enerjisiyle varlığını bu savaş için seferber etmekte>
  • Ermenilerin Katliam Haberleri Ne Kadar Güvenilirdi?   Ermeni tezlerini savunanlar, zorunlu göç yolculuğunu bir ölüm yolculuğu olarak sunma gayretindedirler. Bu yüzden konvoylara yapılan baskınlar ve toplu kıyım haberleri sürekli batı basınına servis edilmiştir. Elbette bu katliam haberlerinin amacı Hıristiyan kamuoyunu etkilemek, daha çok yardım toplanmasını sağlamak ve Amerika’yı müttefiklerin yanında savaşa sokmaya ikna etmekti. Misyonerler ve Ermeni dostları yaptıkları yayınlarla, Amerikan kamuoyunu barbar Müslüman Türklerin asil bir Hıri>
  • Ermenilerin Nihai Hedef ve Stratejileri   Bizim kültürümüzde ve tarihimizde ırk ayırımcılığı ve soykırım aslâ olmamıştır. Eğer bunu yapsaydık, şu anda dünyada Orta Avrupa’dan Orta Asya’ya kadar uzanan bölgede Türkten başkasına rastlanmaz ve Ermeni milletinden bahsetmek de mümkün olmazdı.Soykırım iddiaları konusunda Ermeni diasporası, son 40 yıllık dönemde milyarlarca dolar harcayarak çok yoğun ve sistemli bir faaliyette bulunmuştur.Ermenilerin ve asırlık suç ortaklarının stratejileri artık açıkça anlaşılmakt>
  • İngilizlerin Meşhur Mavi Kitabı Katliamları Kanıtlıyor mu?   Ermeniler ve onlarla beraber hareket eden bilim adamları Ermenilerin topluca imha edildiklerine kanıt olarak sık sık Mavi Kitap’ı gösterirler. Bu eserde bol bol tanık ifadeleri ve bu tanıkların anlatımıyla katliam hikayeleri vardır. Tabii bu katliam hikayelerinin çok büyük bir kısmı asılsızdır. Öncelikle bu eserin nasıl ortaya çıktığına bakalım:   Mavi Kitap Niçin Hazırlandı? Bu eser 1916 yılında James Bryce-Arnold Toynbee tarafından İngiltere’de yayım>
  • Münakaşanın çözüm yolları   Türk-Ermeni münakaşası ekseninde, Türkiye açısından resmi ağızdan verilebilecek cevabı Ahmet Davutoğlu’nun sözlerinde buluyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun 15 Nisan 2010 yılında basına verdiği demecinde: “Türk-Ermeni meselesinin Türkiye ile ABD arasındaki bir konu olmasında hiçbir mantık görmediğini de belirterek, “Türkiye ve Ermenistan iki komşu ülke. Yüzyıllardır birlikte yaşıyorlar. Eğer anlaşamadığımız bir konu varsa aramızda konuşabiliriz. Ancak bunu>
  • Sefir ve devlet adamlarının söylemlerinde Türk-Ermeni münakaşası   İzzet ve Tevfik Paşa hükümetlerinin başlattığı ulusal inceleme yanında bir de uluslararası düzeyde inceleme için İspanya, İsveç, Danimarka, Felemenk hükümetlerine başvurulmuştur. Türk ve Ermeni temsilcilerinde yer aldığı bu kurulun yaptığı incelemeler sonucunda, Ermenilerin hak iddia ettikleri Erzurum, Harput, Adana, Van gibi vilayetler üzerinde %74 Müslüman, %15 Ermeni nüfus bulunduğu tespit edilmiş ve Ermeni çetelerin bir milyonun üzerinde Müslüman öldürdükleri saptanmıştır. Tehcir >
  • Soykırım İddialarına Karşı Sorular    Ermenilerin 1915’te soykırıma uğradığı iddiası konusunda her akıl sahibi insanın aklında yer tutması gereken bazı sorular vardır. 1915 yılında nelerin yaşandığı ve bu yaşananların hangi terimle nitelendirilmesi gerektiğine karar vermek için bu sorulara şekilde cevap bulmak icap etmektedir. 1- Neden Osmanlı İmparatorluğu -şayet Ermenilere soykırım uygulamaya karar verdiyse-, Ermenileri yok etmek yerine, güvenli bir şekilde sü>
  • Tarihçilere Ermeni Baskısı   Uzun süre ilim âleminde Ermenilerin Türkiye aleyhinde kampanya yürütmeleri büyük rahatsızlık yaratmıştır. Amerikan Üniversitelerinde görev yapan 69 tarihçi bilim adamı bildiri neşrederek “1915-1923 yılları arasında Türkler Ermenileri soykırıma uğratmamıştır”, açıklamasını yapmışlardır. Fakat bu bilim adamlarının önemli bir kısmı Ermeniler tarafından tehdit edilerek vazifelerini bırakmak mecburiyetinde kalmışlardır. Bu bilim adamlarında Prof. Dr. Standford Shaw ailesi ile birlikte Türkiye’ye g>
  • Türk Dış Politikasında “Ermeni Soykırımı” Meselesi -1   1965 yılında hem Sovyet Ermenistanı’nın hem de diaspora Ermenilerinin faaliyetleri sonucunda “Ermeni soykırımı” meselesi tekrardan Türk Dış Politikası’nın gündem maddelerinden biri haline gelmiştir. Soykırım korosunun Ermenistan’dan dile getirdiği iddialar Türkiye’nin Sovyetler Birliği ile zaten çok da yakın olmayan ilişkilerine pek fazla bir zarar vermiyordu. Ancak Türkiye’nin parçası olmaya çalıştığı Batı kampındaki ülkelerdeki faaliyetler, dış politikasında Türkiye’nin>
  • Türk Dış Politikasında “Ermeni Soykırımı” Meselesi -2   Soykırım korosunun “Ermeni soykırımı”nı yirmiden fazla ülkeye kabul ettirmesi ve bu ülkelerin büyük çoğunluğunun Türkiye’nin yakın siyasî ve ekonomik ilişkilerde bulunduğu ülkeler olması sonucu Türkiye büyük baskı altında kalmaktadır. Soykırım korosu nihayet Türkiye’nin pes edip “soykırım”ı tanıyacağı konusunda epey ümitlenmiştir. Türkiye bir defa “soykırım”ı tanırsa peşinden tazminat meselesi gelecek ve soykırım korosu Türkiye’den yüklü bir tazminat alabilecektir. >
  • Türkiye Ermeni İddialarını Çürütmek İçin Nasıl Bir Strateji İzlemeli   Ermeni iddialarını çürütmek amacıyla oluşturulacak stratejinin etkili ve sonuç alıcı olabilmesi için, bu sorunuzun geçekçi ve isabetli şekilde yanıtlanması gerekiyor. 21. asra adım attığımız şu dönemde dünyada 99 yılı aşan bir süredir canlılığını muhafaza eden Türk-Ermeni sorununa benzeyen başka bir anomalinin mevcut olmadığı görüyoruz. Bu uzun tarih diliminde dünyamız, akla durgunluk veren soykırımlara, korkunç vahşet ve katliamlara ve milyonlarca insanın telef olduğu savaşlara tanık olmuştu>
  • Türkiye'den Toprak Talebi   Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği döneminde Polit Büro'da etkin görevlere gelmiş olan Komünist partisinin önde gelen Ermeni üyeleri, II. Dünya Savaşından galip çıkmanın ve Almanya'yı yenilgiye uğratmanın sarhoşluğu içinde Türkiye'den toprak talebinde bulunmaya başlamışlardır. SSCB Dışişleri Bakanı V. Mikkailovich Molotov, 8 Haziran 1945 tarihinde Türkiye'nin Moskova Büyükelçici Selim Sarper ile yaptığı remi görüşmede, SSCB adına resmen Kars ve Ardahan'ın kendilerini verilmesini >
  • OSMANLI VE ERMENİLER
  • Abdülmecid Han   Sultan Abdülmecid (1823-1861) 31. Osmanlı padişahı, 110. İslam halifesidir. Selefi sultan II. Mahmut ve Bezmialem Sultanın oğludur. Abdülmecid, kendisinden sonra gelen son dört Osmanlı padişahının babası ve en çok oğlu padişahlık yapmış sultandır. 1861 senesinde 38 yaşında babası II. Mahmut'un da yakalandığı tüberküloz hastalığına yakalanmış, vefat etmiştir. Mezarı yavuz sultan selim Camii’nde sultan Abdülmecid türbesinde bulunur.
  • Ermeni Milleti Nizamnamesi   sınıfının yetkilerini kısıtlayan ve milletin yönetimini demokratikleştirip, laikleştiren bir metin  Patriğin, din adamı ve sivil şahsiyetlerden oluşan 140 üyeli milli heyet tarafından seçilmesini, özel kurullar oluşturarak cemaatin çeşitli dinî, sosyal, kültürel, ekonomik ve eğitim meselelerinin yürütülmesini öngörmekteydi. Böylece Ermeni milletinin idaresinde adeta kuvvetler ayrılığı getirilmekte, yürütme organı kurulmakta; dini, sivil, eğitim, ekonomi ve yargı alanlarında özel kurulla>
  • II. Abdülhamid   II. Abdülhamid (Osmanlıca: ??? ?????? ???? `Abdü’l-Hamid-i sânî- d. 22 Eylül 1842 – ö. 10 Şubat 1918), imparatorluğun 34. padişahı ve İslam dünyasının 113 halifesidir. Sultan Abdülmecid'in oğludur. Amcası Abdülaziz, tahta olduğu süre zarfında diğer şehzadeler gibi Abdülhamit'in eğitimi ve yetişmesiyle ilgilenmiş, çıktığı Avrupa gezisinde şehzadeyi de yanında götürmüştür. Devletin bunalımda olduğu bir dönemde tahta çıkan Abdülhamit, Avrupa’ya karşı dengeci, Doğuy>
  • II. Abdülhamid Han'a Suikast   21 Temmuz 1905 Cuma günü Sultan Cuma namazı için Yıldız camiine gitmişti. Namaz son­rası Cuma selâmlığından çıkıp, arabasına doğ­ru yürüyecekti. Cami merdivenleri ile arabasının park ettiği yer arasındaki mesafe ise tam olarak 400 metre idi. Sultan kendisini selamlayan kala­balığın arasından yavaş yavaş bu mesafeyi yürü­yerek geçecek ve arabasına binecekti. 21 Temmuz günü de diğer Cuma günlerinden farklı değildi. Bunu herkes biliyordu. Tabiî suikas­tı planlayanlar da bili>
  • II. Abdülhamid’e Sunulan Bir Lâyiha   Ermeni meselesi tarihlerimizde 93 Harbi olarak geçen 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi ile birlikte başladığı yaygın bir kanaattir. 93 Harbi sonrası imzalanan Ayastefanos ve Berlin Antlaşmaları ile Ermeniler artık sadece Osmanlı Devletinin tebaası olmaktan çıkarak başta Rusya olmak üzere İngiltere, Fransa, Almanya ve Amerika Birleşik Devletlerinin himayesinde olan bir azınlık konumuna girmişlerdir. Ermeni meselesinin başlamasından sonra devlet adamlarının olaya bakışını yansıtan bir belge . >
  • İkinci Meşrutiyet   II. Meşrutiyet 23 Temmuz 1908 yılında ilan edilmiştir. 1877-78 Rus savaşı bahane edilerek kapatılan meclis ve askıya alınan meşruti rejim tekrar kullanıma açılmıştır. Yeni rejimin ilanından hemen sonra meşruti monarşinin gereği olarak ülke kasım-aralık aylarında seçimi gitmiştir. Söz konusu seçime Abdülhamid'e muhalefetleriyle tanına İttihat Terakki Cemiyetinin aynı adla oluşturduğu parti ve Osmanlı Ahrar Partisi katılmıştır. 1908 seçimleri ülkede büyük bir mutlulukla karşılanm>
  • İttihat Ve Terakki Partisi & Ermeniler   ^1II. Abdülhamid’i devirmek hem İttihatçıların hem de Ermeni örgütlerinin arzusuydu. Paris’te 1902 yılında Ermeniler ile yapılan ortak kongrede Abdülhamid’in yönetimine karşı birlikte hareket etme fikri benimsendi. Ancak yön­temler konusunda ayrılıklar devam etti. Ermenile­rin padişaha suikast planı ve birlikte eylem teklifi Ahmet Rıza’yı hiddetlendirmişti. Ama Jöntürkler Ermenilerle ilişkileri de tam koparmadılar. Çün­kü Ermeni devrimci hareketlenmeleri ve siyasi propaganda faaliyetlerin>
  • Sultan Abdülaziz   Abdülaziz, (Osmanlı Türkçesi: عبد العزيز) (doğum: 8 Şubat 1830 – ölüm: 4 Haziran 1876 İslam dünyasının 111. halifesi, Osmanlı imparatorluğunun 32. padişahıdır. II. Mahmut ve  Pertenniyal sultanın oğludur. Selefi olan Abdülmecid'in kardeşidir. 25 Haziran 1861 yılında         kardeşinin ölümü üzerinde 31 yaşında iken tahta geçmiştir.  Abdülaziz han tahta kaldığı süre zarfında en çok Osmanlı donanmasının yenilenmesi için         uğraşt>
  • DİĞER
  • Afganistan Ermenileri   Ermenilerin Afganistan topraklarına gidişlerinin tarihi Arşaguhi Hanedanı zamanına dayanmaktadır. Arşaguhi Hanedanı zamanında bugünkü İran topraklarına getirilen Ermeniler Hucastan, Sagstan, Khurasan, Neyşabur gibi bölgelere yerleştirilirler. Bu Ermeni kafilesinin önemli bir kısmı daha da ilerleyerek bugünkü Afganistan topraklarına giderler. Daha sonra 14.yüzyılda Kandahar, Kabul (Kabil) gibi Afganistan’ın kuzey bölgelerine yerleşen ikinci bir kafile vardır. 17. Yüzyıl başlarında bölgede yete>
  • Ahmet Cevdet Paşa   Ahmet Cevdet Paşa, Osmanlı Devleti’nin âbide şahsiyetlerindendir. Büyük bir ilim ve devlet adamıdır. Tükenmek bilmeyen enerjisi, engin vukufu, derin bilgisi, ikna kabiliyeti, dirayeti ve vakarı ile temayüz etmiştir. Hukuk, tarih, dil, edebiyat, gramer, mantık gibi farklı konularla meşgul olmuş; ilgilendiği her alanda şaheserler vücuda getirmiştir. Devletine en alt kademeden bakanlığa kadar her seviyede hizmet etmiş her makamın hakkını vermiştir.Ahmet Cevdet Paşa, Tanzimat döneminin en önemli şah>
  • Anton B. Tıngır-Krikor Sinapyan   Dictionnaire français-turc des termes technique des sciences, des lettres et des arts, (Fransızcadan Türkçeye Istılahat Lügati) Imprimerie & Lithographie K. Bagdadlian, 1892. Bu sözlük, Türkçeye İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve Grekçeden giren teknik terimlerin derlenmesiyle oluşturulmuştur. Madde başları Fransızca, açıklamalar Osmanlıcadır. Türkçeye yabancı dillerden giren teknik terimlerin karşılıkları uzun açıklamalar ile anlatılmış, Arapça ya da Farsçadaki karşılıklarına ye>
  • Arthur John Arberry    İngiliz doğubilimcisi; (d. 1905 – ö. 1969) Arap, Pers uygarlıkları ve İslamiyet üzerine yaptığı çalışmalarla tanınır. Mısır Kahire Üniversitesi'nde Klasikler Departman Başkanlığı yapmış; Cambridge Üniversitesi'nde 1947 yılından ölümüne kadar Arap dilleri bölümünde en yüksek seviye olan Sir Thomas Adams's profesörü olarak görev almıştır. Kur'an- Kerim tercümesi, Müslüman olmayan yazarların çevirileri arasında en saygı duyulanlarındandır. Mevlana hakkında yaptığı araştırmaları ile tanın>
  • Bab-ı Ali Yürüyüşü (bab-ı Ali Nümayişi)   30 Eylül 1895 tarihinde başlamış İstanbul'da gerçekleşmiş olaylara verilen genel isimdir. Eylemi, Ermeni Sosyal Demokrat Hınçakyan Partisi düzenlemiştir. Söz konusu eylem, 18 Eylül 1895 tarihinde planlanmışsa da yapılışı 30 Eylüle kalmıştır. Eylemin amacı, 1894 Sason, 1895 Trabzon, Samsun, Ordu ve Gümüşhane’de yaşanan toplumlararası çatışmalara dikkat çekmek, Ermenilere imtiyaz sağlamak ve bu açıdan Avrupa devletlerinin dikkatini çekmekti. Ayrıca Abdülhamit'in 1885 Mayıs Reformlarını uygulama>
  • Bilal N. Şimşir   ve Güney Pasifik Ülkelerinde büyükelçi olarak Türkiye'yi temsil etti. 1998 senesinde Türk Dışişleri Bakanlığında 38 senelik hizmetinin ardından emekliye ayrıldı. Avustralya Büyükelçiliği, Pekin Çin Büyükelçiliği, Tiran Arnavutluk'ta Türk Büyükelçiliklerinde başkâtip ve müsteşar olarak çalıştı. Türk Dışişleri Bakanlığında, merkezde şube müdürü, daire başkanı, genel müdür yardımcısı ve genel müdür olarak görev yaptı. Lahey Londra, Şam, >
  • Dr. Attila Von Orbók   1945’ten sonra Kisgazda (Küçük Mülk Sahibi Köylü) Partisi’nin üyesi oldu, basın bölümünde çalıştı. Daha sonra Regény Újság’ın (Roman gazetesi) redaksiyonunda yer aldı. , 17 Eylül 1887 tarihinde Pozsony’de doğmuş ve 5 Ekim 1964 tarihinde Budapeşte’de ölmüştür. Orbók, Macaristan’ın Kolozsvár Üniversitesi’nde Hukuk doktorası yapmış, München ardından Paris’te yaşamış ve Sorbon Üniversitesi’nde çalışmıştır. Orbók, 1912’den I. Dünya Savaşı’nın çıkmasına kadar Budapeşte’de yayınlanan Magyarország is>
  • Ermeni Sorununun ortaya çıkmasına neden olan iç meseleler   Nurşen Mazıcı “Uluslararası Rekabette Ermeni Sorununun Kökeni 1878-1920” adlı kitabında iç dinamiklerden şu şekilde söz etmektedir: 1. Fransız Ayaklanmasıyla birlikte ulusçuluk akımlarının ortaya çıkması buna bağlı olarak çok etnik yapılı, Osmanlı İmparatorluğunun zayıflaması. 2. Bu dönemde, II: Abdülhamit yönetiminin baskılı oluşu, aşırı merkeziyetçiliğe yönelmesi ve devlet otoritesinin imparatorluğun batısında olduğu gibi doğusunda da yeterince etkili olamaması. 3. B>
  • Ermeniler Ve Selçuklular   Selçuklular ile Ermeniler arasında bu dönemde kültürel ve sosyal bakımdan bayağı kuvvetli bir alış veriş olmuştur, yani dili benimsemeye, adetlerin ben­zerliğine, mutfağının benzerliğine ve benzeşmesine kadar varan bir yakın­laşma söz konusudur. (İlber Ortaylı)   Ermenileri İlk Kez Bizans İmparatoru II. Basil Sürgün Etti Bizans’ın bu işgali sadece Ermeni nüfusa ve iktidarına değil, kültür ve din kurumlarına da tamir edilemez bir tahribat yapmı>
  • Ermenistan’ın Yakıcı Sorunu: Arşivlerin Açılması   1915 olayları konusunda Batılı tarihçiler ve Ermeni çevreleri, yazdıkları tarih kitaplarını, çoğu zaman Osmanlı arşivlerini incelemeden, Mavi Kitap gibi savaş propagandası yayınlarının ve hatırat türü sübjektif eserlerin etkisi altında kalarak hazırlıyorlar... Oysa 1915 olaylarının, arşivlere dayanılarak objektif bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. Avusturalyalı tarihçi Prof Jeremy Salt, Osmanlı tarihi hakkında kitap yazan Batılı yazarların Osmanlı arşivlerine girmek lüzumunu duymama>
  • Esat Uras   Uras’ın kendisi ve ailesiyle ilgi bilgiler, kendi ağzından 1951 yılında şöyle tespit edilmiştir: Amasya’nın Kumacık mahallesinde Hacı Nuri Beyin oğlu olarak 1882 yılında dünyaya gelmiştir. Vaktiyle Kuzey Azerbaycan’ın Şirvan-Kürdemir bölgesinden gelip buraya yerleşen Şirvanizadeler ailesine mensuptur. Şeyh Şâmil zamanında Şamahı’dan muhacereten Amasya’ya gelmiş olan dedesi İsa Ruhi Efendi, Mevlâna İsmail Şirvanîzâde’nin yeğeni ve damadıdır. Bu aileden olan Ali Rüşdi Paşa sadrazam olm>
  • Görüntülü aktarım araçlarında Türk-Ermeni münakaşası   Ermeni diasporası desteğiyle, geçen zaman içinde Türk karşıtlığı birçok film yapılmış ve bu yolla insanları etkileme amacı güdülmüştür. İlk olarak “Stratejik Analiz” dergisinin 24. Sayısında yayınlanan Sedat Laçiner imzalı çalışmadan hareketle bunlardan bazıları şunlardır: Halkım Nerede? ): Klasikleşmiş bir J. Michael Hagopian yapımı 28 dakikalık belgeseldir. Birinci Dünya Savaşı ve sonrası dönem Ermeniler açısından değerlendiriliyor. Videokasetinin ABD'deki satış fiy>
  • Hakkımızda   ^1Yeni Türkiye Stratejik Araştırma Merkezi bünyesindeki Ermeni Araştırmaları Enstitüsü ile Türk Tarihi Enstitüsü’nün işbirliği çerçevesinde, ilgili uzmanların katılımı ve gözetiminde hazırlanan “Armenia Turkish Pedia", "Armenia Ottoman Pedia" ve "Hay Pedia", web-tabanlı, e-ansiklopedi projesidir.^2 Öncelikle, bu proje, dünden bugüne “Türk-Ermeni ilişkileri”ni bütün yönleriyle ele almayı ve en geniş şekilde ortaya koymayı hedeflemekt>
  • Halil İnalcık   20.yüzyıl sona ererken Cambridge Uluslararası Biyografi Merkezi (Cambridge International Biographical Center) Halil İnalcık’ı, dünyada sosyal bilimler alanında sayılı 2000 bilim adamı arasında göstermiştir. İnalcık; Türk, Amerikan, İngiliz, Sırp ve Arnavutluk akademilerine üye seçilmiştir.Tanınmış Amerikalı sosyal bilimci  Immanuel Wallerstein, İnalcık hakkında şu satırları yazmıştır (Arka Kapak Yazısı, Makaleler, Ankara: Doğu-Batı, 2005) “Bugün dünya üniversitelerinde>
  • Hayrettin Karaman   1959 yılında Konya İmam-Hatip Lisesi'nden, 1963 yılında İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü'nden mezun oldu. 1965 yılında İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü'nde asistan olarak çalışmaya başladı. “Başlangıçtan Dördüncü Asra Kadar İslam Hukukunda İçtihad” konulu tezi vermesiyle fıkıh öğretmenliğine başladı.1980 yılında okulun İlahiyat Fakültesi'ne dönüştürülmesiyle birlikte önce doçentliğe, sonra da profesörlüğe yükseltildi.2001 yılı başı itibariyle emekliye ayrılan Hayrettin Karaman, bi>
  • İhtida ve İrtidâd   , İslam dinini kabul etme, Müslüman olma anlamlarında kullanılmaktaİhtida İslam’ı seçen kişi için ise bundan sonra mühtedi kelimesi kullanılarak artık yaptığı iş ihtida veya hidayete erme fiilidir.tır. En geniş ifadesi ile başka bir dinden birisinin mensup olduğu dini bırakması veya tamamen inançsız bir kişinin ise İslam dinini kabul etmesini ifade etmektedir.gerçeğe ulaşmak, doğru yolu bulmak (hedy, hidayet) kökünden türemiş olup sözlük anlamı hüdâ olduğund>
  • İlber Ortaylı   1947 yılında Bregenz, Avusturya`da bir göçmen kampında Kırım Tatarı bir ailenin çoçuğu olarak dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini İstanbul ve Ankara'da tamamladı. 1965'te Ankara Atatürk Lisesi'nden mezun oldu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (1968) ile Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih bölümünü bitirdi. Viyana Üniversitesi'nde Slavistik ve Orientalistik okudu.Yüksek lisans çalışmasını Chicago Üniversitesi'nde Prof. Halil İnalcık ile yaptı. Ankar>
  • İletişim   YENİ TÜRKİYE STRATEJİK ARAŞTIRMA MERKEZİ (Y.T. YAYINCILIK EĞİTİM TURİZM GIDA SANAYİ VE TİCARET LTD.ŞTİ.) HACI HASAN MAH. KAHRAMAN İBAD HÜSEYİNLİ SOK. NO: 2 GÖLBAŞI ANKARA Telefonlar>
  • İlk Ermeni Başbakanı Ovannes Kaçaznuni’nin itirafları   Ermenistan’ın ilk başbakanı Kaçaznuni’nin 1923’te parti kongresine sunduğu tebliğ metin Mehmet Perinçek tarafından Rus arşivlerinde bulunmuş ve kitaplaştırılmıştır. Satır başlarına kısaca göz atmak gerekirse Kaçaznuni’nin itirafları şöyledir:  “Türklere karşı ayaklandık. Barışı sabote etmek için savaştık bile. Artık hepimiz Türklerin düşmanı olan İtilaf devletlerinin kampındaydık. Türkiye'den “denizden denize Ermenistan” talep etmekteydik. İtilaf devletlerinin ordularını Türkiye'>
  • İskender Pala   1958, Uşak doğumlu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni bitirdi (1979). Divan edebiyatı dalında doktor (1983), doçent (1993) ve profesör (1998) oldu. Divan edebiyatının halk kitlelerince yeniden sevilip anlaşılabilmesi için klasik şiirden ilham alan makaleler, denemeler, hikâyeler ve gazete yazıları yazdı. Düzenlediği Divan Edebiyatı seminerleri ve konferansları geniş kitleler tarafından takip edildi.“Divan Şiirini Sevdiren Adam” olarak da tanınan İskender Pala, Türkiye Yazarlar Birli>
  • Justin McCarthy   Ayrıca McCarthy Türkiye Çalışmaları Enstitüsü'nün (Institute of Turkish Studies) yönetim kurulundadır. tarafından da fahri doktora ünvanına layık görülmüştür. Boğaziçi Üniversitesi Doktorasını 1978 yılında Kaliforniya Üniversitesi'nde (UCLA) tamamlamış,daha sonra Ankara Üniversitesi'nde de görev yapmıştır. ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi McCarthy, felsefe okuyarak başladığı meslek hayatında zamanla tarihe yönelmiş, 1967-1969 yılları arasında ise>
  • Kamuran Gürün   Avrupa Topluluğu Enstitüsü’nde (1986) öğretim görevlisi olarak Türk Dış Politikası ile İnkılâp Tarihi dersleri verdi. 1986-1994 yılları arasında Güneş sonra Hürriyet gazetelerinde “dış politika” köşe yazarlığı yaptı. Ermeni Dosyası adlı kitabı İngilizce ve Fransızca’ya çevrildi. 2004'te 80 yaşında ölen Gürün Zincilikuyu'da defnedildi. Marmara Üniversitesi Genel Sekreteri, 1980’de Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri (Müsteşar) oldu. 1982 yılında bu görevinden kendi isteğiyle emekliye>
  • Karakin Pastırmacıyan (armen Garo)   Karakin Pastırmacıyan, 9 Şubat 1872 yılında Erzurum'da doğdu. Babası Harutiyun Pastırmacıyan, dedesi ise Kaçatur Efendidir. Ermeni Devrimci Federasyonu'nun önde gelen liderlerindendir. Pastırmacıyan, üniversite eğitimini Nancy-Üniversitesinde ziraat mühendisliği üzerine tamamlamıştır. Fransa'da bulunduğu öğrenciliği sırasında, Ermeni Devrimci Federasyonu'na katılmıştır.1895'te Maraş'ta gerçekleşen Zeytun İsyanına katılmak için 23 yaşında Anadol>
  • Kazım Karabekir Paşa   Kazım KARABEKİR, 1882 yılında İstanbul'da doğdu. Mehmet Emin Paşa'nın oğludur. İlköğreniminiİstanbul, Van, Harput ve Mekke'de tamamladıktan sonra, 1896'da İstanbul Fatih Askeri Rüştiyesi'ni, 1899'da Kuleli Askeri İdadisi'ni, 1902'de Harbiye Mektebi'ni ve 1905'te de Erkân-ı Harbiye Mektebi'ni bitirerek Yüzbaşı rütbesiyle Ordu'ya katıldı. İki yıllık kıta stajını Manastır'da yaptı.İttihat ve Terakki'nin Manastır örgütünün kurulmasına katıldı. 1907'de Kolağası (Önyüzbaşı)rütbesi alarak İstanbul H>
  • Kemal Karpat   İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Washington ve Rewington üniversitelerinde siyasal ve sosyal bilimler üzerine master ve doktora yaptı. Romanya'da tarih ihtisasının ardından Amerikan tarihi, Rus tarihi, Ortadoğu tarihi ve Osmanlı tarihi konularında çeşitli kurslara katıldı. 20 ülkede yayımlanmış 130 makalesi ve 16 kitabı bulunmaktadır. Amerika'daki Türk Araştırmaları Cemiyeti'nin kurucusu ve başkanı, Orta Asya Cemiyeti'nin (ACAS) kurucusu. Şu anda İstanbul Şehir Üniversitesi Ta>
  • Kürt Hıristiyanlaştırılmasında Ermeni Rolü   Hıristiyanlığın doğuşu ile birlikte Anadolu toprakları daima bu dine mensup kişilerin ve grupların misyonerlik faaliyetlerinin merkezinde olmuştur. Bu gruplardan Anadolu’ya Katolikler, mezhepsel birliği sağlamak için gelirlerken Protestanlar ise, ilk zamanlar gerçek Hıristiyanlık öğretilerini öğrenmek ve daha sonra da Yahudi ve diğer putperestleri Hıristiyanlaştırmak için gelmişlerdir. Misyonerler, faaliyet göstermiş olduğu bölgelerde ilk hedefleri olan Ermenilerle birlikte ya>
  • Mehmet Aydın   1943 yılında Elazığ'da doğan Mehmet Aydın. 1966'da Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden "pekiyi" dereceyle mezun oldu. 1967 yılında Felsefe alanında doktora öğrenimi görmek üzere burslu olarak İngiltere'ye gönderildi. 1971 yılında Edinburgh Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde sürdürdüğü doktora çalışmasını bitirdi. Bu arada bir yıla yakın bir süre çalışmalarına Paris'te devam etti.Yurda döndükten sonra bir ders yılı Atatürk Üniversitesi'nde çalıştı. Askerlik görevini Genel Kurma>
  • Norman Stone   Prof. Dr. Norman Stone (d. 1941 Glasgow, İskoçya) Yakınçağ'da Orta ve Doğu Avrupa tarihi konularında uzman İskoç tarihçidir.      Babasının savaşta ölmesi üzerine Glasgow Academy'ye burslu olarak kabul edildi. 1959-1962 yılları arasında Cambridge'de okuyan Stone, master çalışlmasını 1962-65 yıllarında Viyana ve Budapeşte’de, Orta Avrupa Tarihi üzerine yaptı. 1965’ten itibaren Cambridge'de Rus ve Alman Tarihi okutmanlığı yaptıktan sonra Trinity College'de çalışt>
  • Nubar Paşa (nubar Nubaryan - Boghos Nubar)   Nubar Paşa (Nubar Nubarian - Boghos Nubar) Nubar Paşa (Nubar Nubarian) (İngilizce: Nubar Pasha, Arapça:  نوبار باشا‎ , Ermenice:  Նուպար Փաշա) (d. Ocak 1825, İzmir, Osmanlı İmparatorluğu -- ö. 14 Ocak 1899, Paris Fransa), Ermeni asıllı Mısırlı politikacı ve Mısır'ın ilk başbakanıdır. Hayatı boyunca 3 kez başbakan olarak görev yaptı. İlk başbakanlığını 23 Şubat 1879 - Ağustos 1878 , ikinci başbakanlığını 10 Ocak 1884 - 9 H>
  • Osmanlı Bankası Baskısı   Osmanlı bankası (Bank-i Osmanî-i Şahane), 1856 yılında kurulmuş Bank-ı Osmanî ile 1862 yılında Mayer Amshel Rothschid kurumunun eşit ortaklığıyla kurulmuştur. Kurum uzun yıllar imparatorluğun resmi bankası, hazinedarı olmuş ve Ticari bankacılık sıfatıyla görev yapmıştır. Osmanlı coğrafyasında ve Türkiye cumhuriyetinde yaygın şube ağı vardı. Osmanlı bankası, Tanzimat fermanının maliye alanındaki icraatlarında yer almaktadır. Devletin alacağı borçlar için bu kurum aracı rolü oynamıştır. 17 Mayı>
  • Ömer Sami Coşar              Ömer Sami Coşar (1919-1984), istanbul'da doğdu. İlk ve ortaokulu saint joseph'te okudu. Lisenin ilk iki sınıfına paris'te janson de sailly'de devam etti. 1940 yılında Galatasaray lisesi'nden mezun oldu. Aynı yıl anadolu ajansı ve son posta'da gazeteciliğe başladı. 1947 yılında cumhuriyet gazetesine geçti. 1950-1960 yılları arasında bu gazetede dış politika yazarlığı yaptı."Siyasi icmal'ler yazdı. Bir süre yazı işleri müdürlüğünü üs>
  • Patrik Nerses Varjabedyan   1837-1884 Yılları arasında yaşamış Ermeni Patrik. Asıl adı Boğos'tur. 1852 yılında Hasköy'de ki Nersesyan Okulu'nda eğitim almıştır, eğitimini tamamladıktan sonra Edirne'de bulunan Arşagunyan Ortaokulu'nda öğretmenlik yapmıştır. Burada ki görevi sırasında kariyerinde ilerlemeye devam eden Varjabedyan, episkopos Arisdages Rafaelyan tarafından din adamı ilan edilmiştir. Bu görev sebebiyetiyle Nerses adını almıştır. 1859 yılında Hasköy'de bulunan Surp>
  • Saadettin Ökten   Sadettin Ökten 1 Eylül 1942’de Beyazıt’ta dünyaya gelmiştir. 1949 senesinde Koska’daki Koca Ragıp Paşa İlkokulu’na okumayı bildiği için ikinci sınıftan başlayan Ökten’in ikinci okulu ise, başlangıçta Arapça, daha sonrasında Kabataş, Darüşşafaka ve Vefa Liselerinin unutulmaz edebiyat hocası ve İmam Hatip okullarının kurucusu Mahmud Celaleddin Ökten’in yani babasının dost sohbetleridir. 1953 senesinde Vefa Lisesi’ne kaydolan Ökten, lise tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi>
  • Sait Halim Paşa   Sait Halim Paşa, Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın dört oğlundan biri olan Mehmet Aldülhalim Paşa’nın oğludur. 1863 yılında Kahire’de doğmuştur. Sait Halim Paşa ilk ve orta tahsilini Kahire’de özel olarak yapmış, Arapça, Farsça, İngilizce ve Fransızca öğrenmiştir. Daha sonra İsviçre’de beş yıl siyasal bilgiler öğrenimi görmüştür.Sait Halim PaşaSait Halim Paşa (1863-1921), 11 Haziran 1913 – 14 Şubat 1917 tarihleri arasında, fiili gücün İttihat ve Terakki ve özellikle de Talat Paş>
  • Semavi Eyice   Bizans ve Osmanlı sanatına ilişkin çalışmaları ile tanınmış bilim insanıdır. Bini aşkın kitapta makale, ansiklopedi maddesi ve araştırması yayımlanan Eyice, Türkiye’de Bizans sanatının tanınmasında ve Osmanlı sanatı ile karşılaştırılmasında önemli rol oynamıştır.Bir “İstanbul aşığı” olarak tanınır. İstanbul’un kaybolan tarihî eserleri ile ilgili makaleleri bu konudaki çalışmaların en önemli kaynağıdır.Anıtlar Kurulu’nda görev yapması dolayısıyla birçok tarihî yapının yok olmaktan kurta>
  • Şerif Mardin   1927 yılında İstanbul'da doğdu. Galatasaray Lisesi’nde başladığı orta öğrenimini ABD’de tamamladı. Kökleri Muhammed'in torunu Hüseyin'e kadar gittiği iddia edilen Mardinizade ailesine mensuptur ve baba tarafından Betül Mardin ve Arif Mardin'in kuzenidir.Stanford Üniversitesi Siyasal Bilimler Bölümü mezuniyetinin ardından lisansüstü eğitimini Johns Hopkins Üniversitesi’nde yaptı. Doktorasını Stanford Üniversitesi'nde Hoover Institute'de “The young Ottoman movement: a study in the evolut>
  • Şükrü Elekdağ   Mustafa Şükrü Elekdağ, 29 Eylül 1924'te İstanbul'da doğdu. Babasının adı Mustafa, annesinin adı Şükriye'dir.İktisat Doktoru, Diplomat ve Büyükelçi; İstanbul Yüksek İktisat ve Ticaret Okulu'nu bitirdi. Yüksek lisans ve doktorasını Paris Üniversitesi Hukuk ve İktisadi Bilimler Fakültesi'nde İktisat alanında tamamladı.  Dışişleri Bakanlığı'nda Japonya Büyükelçisi, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı, ABD  >
  • Türkiye Cumhuriyeti'nin Kuruluşunda Ermeni Faaliyetleri   Ankara’da yeni bir Türk devletinin doğduğunu gören ve Patrik Zaven Efendi’nin hayalci ve maceraperest düşüncelerinden bıkıp usanan sağduyulu Ermeniler, Türkiye Büyük Millet Meclisi yönetimine yakınlaşmak düşüncesiyle patriklerinden Refet Paşa'yı ziyaret ederek bağlılıklarının bildirilmesini söyledi. Zaven Efendi bu ziyareti gerçekleştirmesine rağmen Ermeniler, Patriğin geçmişini kurulacak iyi münasebetlere engel gördüğünden istifa etmesini istedi. Patrik millet kararıyla geldiğini, ancak mill>
  • Van İsyanı: Nisan 1915   Birinci Dünya Savaşı sırasında Rus orduları ile Osmanlı orduları Doğu Cephesi’nde sert bir şekilde çarpışırlarken cephe gerisinde Van şehrinde Ermeniler, 1915 yılının bahar mevsiminin başlarında büyük bir isyan çıkarmışlar ve kısa süre içinde şehrin Rusların eline geçmesine sebep olmuşlardı.   Birinci Dünya Savaşı’ndan önce Van vilâyetindeki nüfusun ancak dörtte biri Ermeni idi. Ermenilerin Van şehrinde çıkardıkları isyan sırasında Van şehrindeki Müslüman mahalleleri tam>
  • Varlık Vergisi   Varlık Vergisi kanununun birinci maddesinde vergiyle ilgili olarak şu cümleler yer almaktadır: “Servet ve kazanç sahiplerinin servetleri ve fevkalade kazançları üzerinden alınmak ve bir defaya mahsus olmak üzere “Varlık Vergisi” adıyla bir mükellefiyet tesis edilmiştir. 11 Kasım 1942 günü TBMM’de görüşülerek kabul edilen 4305 sayılı “Varlık Vergisi Kanunu” sadece iktisadi değil, siyasi ve kültürel açılardan da önemli bir uygulamadır. İkinci Dünya Savaşı’nın devam ettiği yıllarda, ülk>
  • Viçen Abdullah   Viçen Abdullah (1834-1902) Sarraf Mikayel Abdullahyan'ın büyük oğludur. Abdullah Biraderler arasında fotoğrafçılık yapan ilk kişidir. Viçen Abdullah,1856 yılında Alman kimyager Rabach'ın Beyazıt'a kurduğu atölyede fotoğrafçılığı öğrenmiş daha sonra 1858 yılında Rabach'ın Almanya'ya geri dönmesiyle atölyeyi satın alıp fotğrafçılığa başlamıştır.               >
haypedia.com
armeniaottomanpedia.com
armeniaturkishpedia.com
HAKKIMIZDA
Yardım
İletişim
© 2015 haypedia.com