İttihat Ve Terakki Partisi & Ermeniler

II. Abdülhamid’i devirmek hem İttihatçıların hem de Ermeni örgütlerinin arzusuydu.

Paris’te 1902 yılında Ermeniler ile yapılan ortak kongrede Abdülhamid’in yönetimine karşı birlikte hareket etme fikri benimsendi. Ancak yön­temler konusunda ayrılıklar devam etti. Ermenile­rin padişaha suikast planı ve birlikte eylem teklifi Ahmet Rıza’yı hiddetlendirmişti. Ama Jöntürkler Ermenilerle ilişkileri de tam koparmadılar. Çün­kü Ermeni devrimci hareketlenmeleri ve siyasi propaganda faaliyetlerinin başarısı Jöntürklerin dikkatini çekmekte ve model olarak alınmaktaydı.

 

Ermeni-İttihat ve Terakki İlişkileri

Cemal Paşa 1907 yılında İttihatçılar ile Ermeniler arasındaki görüşmeleri şöyle anlatır: “1907 senesi ağustos ayında İttihat Terakki Genel Merkezi İstanbul’a geldiğinde Ermeni komitalarıyla müzakereye giriştik. Bizim tarafta ben, Bahattin Şakir Bey ve Dr. Nihat Reşad Bey bulunuyorduk. Ermenilerden Malumyan ve Şahirikyan Efendiler görüşmeye katıldılar. Nihat Reşad, Ermenilere, ihtilâl cemiyetinin taleplerinden daha geniş haklar verilmesine taraftardı. Nihayet Malumyan Efendi, Taşnak Komitası adına şu teklifte bulundu: ‘İttihat Terakki Cemiyeti’yle Taşnaksutyun Cemiyeti Osmanlı İmparatorluğu’nda Meşrutiyetin tehlikeye girmemesi için işbirliği yapacak. Ancak kendi programlarına göre faaliyette bulunmakta özgür olacaklardır.’ Bu teklifi kabul etmekten başka çaremiz yoktu. Hınçaklar ise bizimle görüşmeye dahi yanaşmadılar...”

 

Meşrutiyet İlanı: Ortak Devrim, Ayrılan Yollar

1908’de amaca ulaşıldı. Meşrutiyet ilan edildi. İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC) iktidarı ele geçirdikten sonra Türk olmayan unsurların siyasî faaliyetlerine karşı çıkmadı. Ancak ayrılıkçı hareketlere kesin olarak karşı çıktı ve set çekti. İttihatçılar “Osmanlılık” tezini kabul etmişti. Buna rağmen Taşnaklar ile köprüler atılmadı. Çünkü daha radikal ve ayrılıkçı görüşleri savunan Hınçaklara karşı Taşnaklar ile işbirliği şarttı.

İTC’nin kararlılığının sonucu ise Taşnaklar ayrılıkçı düşünce ve planlarına (bir süre) ara vermek zorunda kaldılar. “Meşrutiyet sürdükçe Ermeni vilayetleri Osmanlı İmparatorluğu’nun ayrılmaz bir parçasıdır” dediler. Ama özerklik talepleri “adem-i merkeziyetçilik” kılıfı altında gizlenmişti. İTC ve Taşnak işbirliği Prens Sabahattin-Hınçak işbirliği karşında aslında bir zorunluluktur. İTC bu durumun farkında olarak Taşnakların Ermeniler arasında konumlarını geliştirmelerine yardımcı olacak bazı önlemler de aldılar.

Bazı itilâflı araziler Kürt aşiret liderlerinden alınarak Ermenilere iade edildi Hamidiye Alaylarının 1908’de dağıtılması kararı alındı. İTC’ye göre Taşnaksutyun Osmanlı ülkesindeki Ermeni nüfusu temsil edebilecek tek yetkili partidir. Bu politika sayesinde İttihatçılar iktidardayken Anadolu’da Hınçakların durumu zayıflamış, Taşnaklar ise güçlenmiştir.

İTC’ye güvenmeyen Taşnaklar yavaş yavaş “taşra” ve “merkez” olarak ayrılıp iki yüzlü bir politika izlediler. Taşradakiler devrimci mücadeleye devam kararı aldılar. Bağımsızlık fikrini benimsediler. Başkentteki Taşnaklar ise bağımsızlık yerine politik olarak özerklik istediler. İTC’nin ilginç bir politikası da Patrikhanenin sadece Ermenilerin dini kurumu ve temsilcisi olarak görülmesidir. Meşrutiyet öncesinde hem siyasî hem dinî temsilci olan Patrikhane ile Taşnakların yolu böylece ayrılmıştı.

 

Ermeniler 1908 Seçimlerine İttihat ve Terakki Listelerinden Girdiler

Uzun görüşmeler sonucunda Taşnaklar, İTC lis­telerinden seçime girdiler.

Seçim sonuçlarına göre 14 Ermeni meclise girdi.

Seçim ittifakı zamanla ayrışmaya dönüştü. Asıl neden İTC’nin devletin kurtuluşunu katı bir merke­ziyetçilikte görmesi idi. Ermeni milliyetçiler bu poli­tikayı İTC’nin Türkleşmesi olarak lanse ettiler. Bu bir iftiraydı. İTC hiçbir zaman Türkçü bir politika iz­lemedi.

İTC iktidarı; Taşnakları arazi meselelerinin lehlerine çözümünde, Ermeni okullarının en ücra yerlerde açılması, misyonerlerin Ermeni eğitim ve kültür hayatına katkı sağlamaları ve yetimhaneler açılması gibi hususlarda destekledi. Öyle ki 1913 Eylül ayı itibariyle doğu vilayetlerinde 150 Türk okulunda okuyan 17 bin Müslüman çocuğa kar­şı 785 Ermeni okulunda 82 bin çocuk okuyordu.

 

1912 Seçim İttifakı

1912 yılında Trablusgarp mağlubiyeti sonra­sında İTC’ye muhalefetin artması, Hürriyet ve İtilaf Partisinin güçlenerek Hınçaklar ile ittifak yapması üzerine bir kez daha İTC Taşnaklarla yumuşama siyasetini devreye soktu.

Seçim ittifakı 1912 seçimleri için de yapıldı ve 9 Taşnak, İttihat ve Terakki listelerinden meclise girdi.

Ancak Haziran 1912’de İTC, iktidarı Hürriyet ve İtilaf Fırkasına bıraktı.

Balkan Savaşının kaybedilmesi üzerine İTC tek­rar yönetime geldi. Bu defa İTC’nin temel siyaseti tamamen değişti. Artık amaçları “Ermeni vilayetle­rinde ikinci bir Balkan faciası yaşanmasının önüne geçecek önlemleri almaktı. 8000 Ermeni’nin Balkan savaşında Osmanlı ordusunda savaşması bu poli­tikanın belirlenmesine engel olmadı. İTC ve Müslü­man halk Antranik komutasında Bulgarların safla­rında savaşan Ermenileri daha çok önemsedi.

İttihatçılar Edirne’yi geri alarak iktidarlarını güç­lendirdiler, muhalefeti sindirdiler.

17 Ağustos 1913’te Cenevre’de yapılan VII. Taşnak Kongresinde İTC ile bağların koparılma­sı kararının alınması, Hınçaklarla işbirliği kararı­nın çıkması, silahlanma kararı ve Ermenistan’ın bağımsız olmadan huzur bulmayacağının ifade edilmesi İTC’yi Taşnaklardan uzaklaştırdı.

 

PDF -> English, Türkçe

haypedia.com
armeniaottomanpedia.com
armeniaturkishpedia.com
HAKKIMIZDA
Yardım
İletişim
© 2015 haypedia.com