Ermenistan ve Kafkasya

Kafkaslar, Asya-Avrupa ayrım çizgisi üzerinde kuzeyden güneye uzanan bir coğrafyadır. Hazar Denizi’nin batısı, Karadeniz ve Türkiye Cumhuriyeti’nin doğusunda yer alan Kafkasya coğrafyasının güney kısmı İran'ın kuzeyi ile beraber Türkiye dahil Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan ile birlikte 5 Bağımsız cumhuriyeti barındırır Azerbaycan'a bağlı Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ve Gürcistan'a bağlı Acara Özerk Cumhuriyetleri Güney Kafkasya'daki özerk bölgelerdir. Azerbaycan'a bağlı diğer bir özerk cumhuriyet olan Dağlık Karabağ Özerk Cumhuriyeti ise şu an Ermenistan işgali altında hukuki statü karmaşası içerisindedir.[1]

Kuzey Kafkasya ise Rusya Federasyonu’nun toprakları içerisinde yedi ayrı cumhuriyet Dağıstan, Çeçenya, Kabartay-Balkarya, Kuzey Osetya, Adigey, İnguşya, Karaçay-Çerkesya ile, il statülerinde olan Krasnodar Kray ve Stavropol Kray yöreleri (region) bulunur. 8 Şubat 2010 tarihinde Medvedev bir kararname yayınlayarak Kuzey Kafkasya Federal Bölgesi'nin Dağıstan, İnguşetya, Kabartay-Balkarya, Karaçay-Çerkesya, Kuzey Osetya, Çeçenistan ve Stavropol vilayetini kapsadığını belirtti.[2]

Kafkasya bu sıkışmış coğrafyada bu kadar devlet ve kuruluşları topraklarında barındırırken birçok sorun ile de karşı karşıya kalmaktadır. İslam ülkeleri Hz. Osman devrinde fethine başlanan bu toprakların sorunlarına bigane kalmamalılar. Birçok sorunu bünyesinde barındıran bölgenin sorunları başında ise Ermenistan'ın bölgedeki sıkışmışlığı ve Karabağ işgali gelmektedir.

Rusya, Çarlık dönemiyle başlayarak SSCB dönemi ve peşinden Federasyon yönetimiyle Kafkasya'ya karşı ilgisini sürekli yüksek seviyede tutmaktadır. Çarlık Rusya'sı Petro ile başlayarak Kafkasya mücadelesini bugüne kadar devam ettirmiştir. Önce Güney Kafkasya'yı ele geçiren Ruslar daha sonra Kuzey Kafkasya'da büyük mücadelelere girişerek bölgeyi kontrol etme kavgasını hala devam ettirmektedir. [3]

Çarlık Rusyası 1750’lerde Hindistan üzerinde verilen mücadeleye katılabilmek için uzun vadeli bir harekât planını uygulamaya koydu. Dünya imparatorlukları o bağlamda İngiltere, İspanya ve Osmanlı İmparatorluğu Hindistan mücadelesi verirken Rus Çarlığı var olabilmek, dünya devletleri sıralamasında yer alabilmek için Osmanlı Devleti’ni bölgedeki mücadeleden uzak tutmak istiyordu. Bunun için Osmanlı Devleti’nin Orta Asya ile temasını keserek Hindistan yolundaki büyük bir engeli ortadan kaldırabilecekti. Orta Asya ile Osmanlı’nın bağlantısının sağlıklı bir şekilde tesis edilmesi demek Rusya'nın steplerden aşağıya inememesi demektir. Bu da Rusya'yı dünya devleti olma yolundan edebilecek bir durumdur. Osmanlı Devleti ile Türkistan'ın irtibatının kesilmesi yolu ise Kafkaslardan geçmektedir. Rusya Kafkasları ele geçirebilirse bu bağlantı kopar ve rahatlıkla Türkistan'da faaliyet gösteren hanlıkları itaati altına alarak oradan da Hindistan'a okyanuslara açılabilecekti.

Tiflis askeri yolunun açılması Rusya'nın Güney Kafkaslara inebilmesinin en kestirme ve sağlıklı yoluydu. Güney Kafkasya'da Rusya'ya yardım edebilecek iki önemli unsur vardı, bunlar Gürcüler ve Ermenilerdi. Gürcülerin bölgede varlıklarını sürdüren iki prensliği vardı ve bu prenslikler Ruslarla çalışmayı tercih etiler. Bu tercih Rusların Güney Kafkaslarda tutunmasını sağladı. 1801-1828 yılları Rusların Güney Kafkaslarda hakimiyet tesis edebilmek için yoğun bir mücadeleye girdiği yıllardır. Bu Rus stratejisini tam manasıyla okuyamayan Osmanlı ve İran Türk Kaçar Hanedanlığı Ruslara karşı başarılı olamadılar. Rusya ise 1828’de imzaladığı Türkmençay Antlaşması’yla bugünkü İran-Azerbaycan-Ermenistan sınırını oluşturan mevkiini elde etmişti.[4] Ruslar her ne kadar bu bölgeyi elde etmişlerse de nüfus olarak buralara Rusları yerleştiremediler. Rus işgaline rağmen bölgede yoğun bir Türk nüfusu yaşıyordu. Bu nüfus Rusya için tehlike anlamına geliyordu. Bununla birlikte Ruslar Güney Kafkasya'yı elde etmelerine rağmen Kuzey Kafkasya'da direnişleri kırma konusunda son derece zorlanmaktaydı. Rusya Kafkasya'nın her iki yakasında verdiği mücadeleyi sonuçlandıramaz ise ortaya çıkacak manzara Rusya'yı steplere gönderebilecek derecede ağır olabilirdi. Bunun için Rusya özellikle Güney Kafkasya'da nüfuz hareketliliklerine başvurdu. Osmanlı coğrafyasında ve İran coğrafyasında yaşayan Ermenileri Revan merkez olmak üzere toplayarak bir tampon bölge oluşturma stratejisini uygulamaya koydu. Kuzeyde ise gerekirse tehciri ön plana çıkardı ve yüz binlerce Müslüman'ı Osmanlı topraklarına sürerek bölgeyi kontrol altına almayı denedi. Rusya bu uygulamayı Osmanlı Devleti ile Orta Asya Türklerinin irtibatını kesmek için yaptı ve bu uygulamada oldukça başarılı oldu. İslam ülkeleri bölgedeki bu nüfus hareketliliğinden etkilendiler, başta Türkiye olmak üzere İran, Mısır, Ürdün ve Suriye Kafkas göçlerine sahne oldular.

 [1] Elhan Şahinoğlu, Dağlık Karabağ, statüssüz statü, Bakü 2010.

[2] http://alkavkaz.com/53_%C2%A0KAFKASYA-EYALET-OLDU.html

[3] Bölgesel sorunları incelemek yeni dönemde yükselen bir değer olmuştur. Bu anlamda www.kafkassam-merkez.com Kafkasyayı bir bütün olarak görür ve sosyal, siyasi, ekonomik bazda incelemeler yaparak bölgenin sorunlarına dikkat çeker.

[4] Hasan Oktay, Revan Hanlığı, yayınlanmamış doktora tezi, Malatya 1997

 Kaynak:

Dr., Hasan Oktay,  Yeni Türkiye Ermeni Meselesi Özel Sayısı, Eylül-Aralık 2014, Cilt 5, Sayı 64, s.3343

haypedia.com
armeniaottomanpedia.com
armeniaturkishpedia.com
HAKKIMIZDA
Yardım
İletişim
© 2015 haypedia.com