Lozan Antlaşması

    

 

                              (Lozan Antlaşması öncesinde gerçekleşen Lozan Konferansı'nda Türk Heyeti.)

 

LOZAN ANTLAŞMASI 24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre'nin Lozan şehrinde, sekiz ay sürmüş   görüşmelerin ardından, imzalanmış antlaşmadır. Söz konusu antlaşma, Türkiye Büyük Millet Meclisi ile İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Portekiz, Belçika, Yugoslavya temsilcileri arasında imzalanmıştır.        Birinci Dünya Savaşı'nda Almanya, Avusturya- Macaristan, Bulgaristan ile birlikte itilaf devletlerine karşı savaşa giren Osmanlı devleti, 1918 yılında imzalanan Mondros ateşkes antlaşması ile savaştan çekilmiştir. Söz konusu ateşkes antlaşması, imparatorluğun muhtelif bölgelerinin işgaline zemin hazırlamıştır. Ateşkes antlaşmasından sonra barış antlaşması yapmak için görüşmeler devam etmiştir. 10 ağustos 1920 tarihinde itilaf devletleri Paris'in banliyölerinden Sevres (Sevr)'de Osmanlı hükümetiyle görüşmüş barış antlaşması imzalanmıştır. Mondros ateşkes antlaşması ile başlayan Anadolu'da ki tepki hareketiyle ortaya çıkan Ankara hükümeti söz konusu barış antlaşmasını kabul etmemiştir. Yine Mart 1920 tarihinde başkent İstanbul'un işgaline müteakip itilaf kuvvetleri meclis-i mebusan'ı dağıtmış bu durumda antlaşmanın resmi olarak onaylanmasını engellemiştir.

 

(Lozan Antlaşmasının imzalanmasından sonra yayınlanan bir İsviçre gazetesinde İsmet Paşa ve Rıza Nur.) 

Nisan 1920'de Ankara'da TBMM açılmış meclis dağıtılan ordunun yerine yeni bir ordu kurmak için elleri sıvamıştır. Özellikle Paris barış konferansında alınan kararlar neticesinde batı Anadolu'yu işgal eden yunanlılara karşı savaşılmıştır. I.İnönü, II. İnönü, Eskişehir-Kütahya savaşları, Sakarya savaşı, büyük taarruz neticesinde yunan birlikleri işgal ettikleri topraklardan çekilmiştir. TBMM ile Yunanistan arasında olan mücadeleden sonra Bursa'nın mudanya ilçesinde TBMM ile itilaf devletleri arasında ateşkes antlaşması yapılmıştır. Ateşkes antlaşmasından sonra barış antlaşmasını yapmak için itilaf devletler 28 Ekim 1922 tarihinde TBMM ve İstanbul hükümetini Lozan şehrine görüşmeler için davet etmiştir. TBMM, alınacak kararları etkileyeceği endişesiyle 1 Kasım 1922 tarihinde saltanatı kaldırmış böylece Osmanlı imparatorluğu resmi olarak ortadan kalkmıştır. TBMM söz konusu barış görüşmelerine Dışişleri Bakanı İsmet Paşa(İnönü) temsilciliğinde katılmıştır. TBMM'in Lozan'a giderken görüşmek istediği hususlar; Misak-ı Milli sınırlarını elde etmek, Doğu Anadolu'da bir ermeni devletinin kurulmasını engellemek, Türkiye ile Yunanistan arasında ki sorunları (Batı Trakya, Ege Adaları, Nüfus mübadelesi, savaş tazminatı) konularıdır. Meclis, Lozan'a gitmeden ermeni yurdu ve kapitülasyonlardan taviz vermemek üzere karar vermişti. Görüşmeler başladıktan sonra İtilaf grubu, Osmanlı borçları, kapitülasyonlar, Musul, azınlıklar, Türkiye-Yunanistan sınırı maddeleri üzerinde durmak istedi. İlk görüşmeler, Musul ve İstanbul'un boşaltılması konusunda yapılan tartışmalar neticesinde kesildi. Türk heyeti, Lozan'ı terk etti. 4 Şubat 1922'de birinci görüşme son buldu. Yeniden savaş ihtimalleri konuşulmaya başlanmıştır. SSCB, yeni bir savaş olması durumunda Türkiye Devleti'nin yanında savaşa gireceğini açıkladı. İtilaf grubu ve TBMM'nin karşılıklı verdiği tavizler neticesinde, görüşmeler 13 Nisan 1924 tarihinde yeniden başladı. Türkiye- Suriye sınırı, ırak sınırı, ege adaları, Türkiye-Yunanistan sınır, azınlıklar, savaş tazminatı, Osmanlı borçları, boğazlar, yabancı okullar ve patrikhane üzerine tartışılıp varılan kararlar neticesinde 24 Temmuz 1923'de Lozan barış antlaşması imzalandı. TBMM, söz konusu antlaşmayı, 25 ağustos 1925 tarihinde onayladı. Yunanistan Meclisi, 25 ağustos 1923 tarihinde, İtalya 12 Mart 1924 tarihinde, Japonya 15 mart n1924 tarihinde ve İngiltere 16 temmuz 1924 tarihinde onaylamışlar ve Paris'e bildirmişlerdir.   Anlaşma maddeleri hakkında genel bilgiler:

Türkiye- Suriye arasında olan sınır, 1922 yılında Fransa hükümeti ile TBMM meclisi arasında yapılan Ankara Antlaşması'na bağlı olarak düzenlenmiştir.  Irak sınırı: Musul meselesinin, konferanstan sonra birleşik krallık ve Türk hükümetinin iki görüşmeleriyle çözülmesine karar verilmiştir. Ege adaları: Gökçeada ve Bozcaada, özerk yönetimler olması şartıyla Türkiye'ye verilmiştir. (Türkiye söz konusu olan özerklik vurgusuna uymamıştır.) 12 adalar, İtalya'ya diğer adalar Yunanistan'a verilmiştir.  Azınlıklar: antlaşmanın 40. Maddesi gereğince, tüm azınlıklar Türkiye vatandaşı kabul edilmiş, hiçbir ayrıcalık verilmeyeceği belirtilmiştir. Ayrıca Yunanistan ile mübadele kararı alınmış, Yunanistan'da batı Trakya bölgesinde bulunan Türkler ve İstanbul'da bulunan Rumlar istisnai tutularak, diğer nüfusun karşılıklı değişimine karar verilmiştir. Savaş tazminatı: itilaf devletleri, 1. Dünya Savaşı'ndan kalan tazminatlarından vazgeçmişlerdir. Yalnızca Türkiye, Yunanistan'dan savaş tazminatı olarak, Trakya'da Bosnaköy ve Karaağaç'ı almıştır.  Osmanlı borçları: Osmanlı'dan bağımsız olan devletlerarasında pay edilmiştir. Borçların, Fransız frangı olarak ödenmesi kararlaştırılmıştır.   Boğazlar: boğazların silahsızlaştırılmasına ve başkanı Türk olan, milletler cemiyeti güvencesinde, bir kurul tarafından yönetilmesine karar verilmiştir. Türkiye cumhuriyeti, boğazların tam yönetimine, 1936 yılında Montrö boğazlar sözleşmesi ile üzerine almıştır.  Yabancı okullar: Eğitimlerini Türkiye'nin koyacağı yasalar çerçevesinde düzenlemeleri kararlaştırılmıştır.  Patrikhane: Ortodoks dünyasının ruhani lideri olan patriklik kurumunun, siyasi yetkilerden arındırılmak şartıyla, İstanbul'da kalmasına izin verilmiştir.  Lozan Görüşmeleri ve Antlaşmasında Ermenilerin Durumu 1. Dünya Savaşı sonrasında yapılan Sevr Antlaşmasında Ermenilerin lehine birçok madde bulunmaktaydı.  1920-1922 yılları arasında verilen milli mücadele sonrasında yapılan ateşkes antlaşması olan mudanya mütarekesinde Ermeniler ilgili madde bulunmamıştır. Akabinde toplanan Lozan görüşmeleri sırasında Ermenilerle ilgili bazı maddeler görüşülmüş fakat Lozan barış antlaşmasında hususi bir madde Ermenilere ayrılmamıştır. TBMM heyetine, icra vekilleri tarafından görüşmeler sırasında takip edilecek esaslar hakkında 14 maddelik kararlar verilmiştir. Söz konusu belgenin birinci maddesinde ermeni meselesiyle ilgili istek ve kararların kesinlikle kabul edilmeyeceği belirtilmiştir. Antlaşmanın yapılmaması pahasına bile olsa bu durumun değişmeyeceği belirtilmiştir. Yine aynı belgenin dokuzuncu maddesinde, azınlıklar için mübadelenin uygun olacağı belirtilmiş, Ermeniler içinde bu durumun geçerli olduğu üzerinde durulmuştur.  Ermeniler, Lozan görüşmelerine çağrılmak için uğraşmıştır. Aharonyan ve Hadisyan öncülüğünde Ermenistan Cumhuriyeti Heyeti adı ile bir kurul oluşturulmuştur. Diğer yanda Noradunkyan ve Leon Pasalıyan liderliğinde Ermeni Milli Heyeti adıyla Taşnak etkisiyle oluşturulmuş bir kurulda teşkil edildi. Bu iki heyet ortak çıkarları adına görüşmeler öncesinde mücadele ettiler. İtilaf devletleri savaş sonrasında ülkelerine gelen ermeni kökenli göçmenleri ülkelerine kabul etmek istemiyordu, Ermeniler ise Sevr antlaşmasında onlara tanınan imtiyazları almak istiyorlardı. Lozan'a çağrılmayan ermeni tarafı, söz konusu görüşmelere 5 maddelik muhtıra gönderdi. Adı geçen bu beş madde genel olarak üç husus üzerinde durmaktaydı. Ermeniler, genel harpte itilaf grubuyla müttefik olduklarını, çok kayıp verdiklerini belirtiyorlardı. Sevr'de aldıkları imtiyazların yerine getirilmesi hususunda diretiyorlardı. Milletler Cemiyeti'nde birinci ve ikinci toplantılarda ermeni yurdunun belirtildiğini söylüyorlardı.  Türk tarafının temsilcisi İsmet paşa (İnönü) ise Ermenilerle ilgili sunduğu 3 maddelik metinde genel olarak, mübadele olmayacak olan vatandaşların Türkiye vatandaşlarıyla eşit olacağı üzerinde durmaktaydı. Bu vatandaşların hakkının korunacağını belirtiyordu.  Lozan görüşmeleri sırasında ermeni meselesi 12, 13, 14 ve 20 Aralık 1922 tarihlerinde görüşüldü. Ermenileri de içine alan azınlıklar konusu ise 6-9 Ocak tarihlerinde görüldü. Türk delegesi ismet paşa, Osmanlı devletinde yaşayan Ermenilerin durumunu ve geldikleri noktayı yabancı kaynaklara atıf yaparak özetledi.  Ayrıca paşa, bir ermeni yurdunun kurulmasının imkânsız olduğunu belirtti. Ermenistan tarafı, Lozan antlaşmasından sonra da Sevr'de tanınan imtiyazlardan vazgeçmeyerek haklarını savundular. Ermenistan'ın ilk başbakanı Ovanes Kaçaznuni, Lozan antlaşmasında Ermenilerle ilgili hiçbir maddenin bulunmadığının altını çizdi. Antlaşmanın 35 ile 45. Maddeleri arasında bulunan bölümde Ermenileri de içine alan azınlık hakları belirtildi ayrıca 30-31-32. Maddelerde Türk tabiiyetine geçmek için 2 sene müddet verildi.

 Kaynakça

 http://tr.wikipedia.org/wiki/Lozan_Antla%C5%9Fmas%C4%B1

 Süleyman Beyoğlu, Sevr ve Lozan'da Ermeni Sorunu, Akademik Bakış, Cilt 2, Sayı 3, Ankara, 2008.

 Lozan Barış Konferansı Tunanaklar ve Belgeler I, Çev. Sehan L. Meray, İstanbul, 2011.

haypedia.com
armeniaottomanpedia.com
armeniaturkishpedia.com
HAKKIMIZDA
Yardım
İletişim
© 2015 haypedia.com