Türk Dış Politikasında “Ermeni Soykırımı” Meselesi -1

1965 yılında hem Sovyet Ermenistanı’nın hem de diaspora Ermenilerinin faaliyetleri sonucunda “Ermeni soykırımı” meselesi tekrardan Türk Dış Politikası’nın gündem maddelerinden biri haline gelmiştir.

Soykırım korosunun Ermenistan’dan dile getirdiği iddialar Türkiye’nin Sovyetler Birliği ile zaten çok da yakın olmayan ilişkilerine pek fazla bir zarar vermiyordu. Ancak Türkiye’nin parçası olmaya çalıştığı Batı kampındaki ülkelerdeki faaliyetler, dış politikasında Türkiye’nin başını ağrıtmaktadır.

 

Soykırım korosu sesini duyurabilmek için özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde çok aktifti. Ancak, Soğuk Savaş’ın en şiddetli şekilde cereyan ettiği bir ortamda Amerikan yönetimi Türkiye ile sorun yaşamak istemiyordu. Bu yüzden soykırım korosunun Amerikan Kongresi aracılığıyla yönetim üzerinde kurmak istediği baskıyı bertaraf etme yoluna gidiyordu. Bunu yaparken de aslında bugünden bakıldığında ilginç bir söylem geliştirmişti. Soykırım korosunun, Amerikan yönetiminin Türkiye’nin “soykırım” ı tanımadan ilişkileri geliştirmesine yaptığı itirazlara Amerikan makamları 1915 olaylarının Osmanlı Devleti zamanında, yani modern Türkiye’nin kurulmasından önce olduğu cevabını veriyorlardı. Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan Ermenilerin ise Ermeni olmayanlar gibi fiiliyatta ve yasalar önünde eşit yurttaşlar olduklarını savunuyorlardı.

1970’lerin ortalarına kadar barışçı yollarla seslerini duyuramayacaklarına kanaat getiren bir kısım Ermeniler, terör örgütleri kurarak Türk hedeflere saldırı düzenlemeye başladılar. Bu saldırıların hedefinde genel olarak Türk diplomatları bulunuyordu.

1980’lerin ortalarına kadar başta ASALA olmak üzere Ermeni terör örgütleri birçok Türk diplomatı, bazen aileleriyle birlikte öldürmüşlerdi. Terör yoluyla seslerini duyurmaya çalışan Ermeniler hedeflerine ulaşmışlar, dünya kamuoyunun ilgisini çekmeyi başarmışlardı. Ancak masum insanları öldürdükleri için dünyanın sempatisini kazanmaları çok da kolay olmuyordu. Bu yüzden 1980’lerin ortalarına gelindiğinde terör yoluyla propaganda faaliyetinin yerine ülke parlamentolarında “soykırım”ı kabul ettirme işine ağırlık vermeye başladılar.

Soykırım korosunun amacı üçüncü ülke parlamentolarında Türkiye aleyhine kararlar aldırarak Türkiye’yi yirminci yüzyılın ilk soykırım suçunu işleme konusunda mahkûm ettirmeye çalışmaktı. Türkiye mahkûm edilince de Türkiye’den yüklü bir tazminat talep edilebilecekti. Ayrıca Soğuk Savaş’ın bitmesiyle bağımsız olan Ermenistan’ın kuruluş metinlerinde Türkiye’nin Doğu Anadolu’daki toprakları Dörtyol kazasında Ermeniler’den ele geçirilen silah ve ihtilal tabloları için Batı Ermenistan ifadesinin kullanılması ve Ağrı Dağı’nın Ermenistan’ın millî sembollerinden biri olması Ermenistan’ın Türkiye’den toprak talebinde de bulunabileceği ihtimalini güçlendirmektedir.

Bugün yirmiden fazla ülke “Ermeni soykırımı”nı tanımaktadır. Bununla birlikte, Ermeniler dünya üzerinde Birleşmiş Milletler üyesi yaklaşık 200 ülkenin 180’ine 1915 olaylarının soykırım fiilini teşkil ettiğini kabul ettirememişlerdir.

Soykırım korosu, “soykırım”ı tanıtma faaliyetlerine devam ederken bir yandan da 1915 olayları hakkında söz söylemeye belki de en yetkili olan tarihçileri ve hukukçuları baskı altına almaya çalışmaktadır.

Batı ülkelerinde Ermeni meselesi hakkında çalışma yapmak isteyen araştırmacılar üzerinde akademik baskı kurulmaktadır. Bugün fikir özgürlüğünü savunan ve bu konuda bütün dünyaya örnek olduklarını iddia eden Batı ülkelerinde bırakın “böyle bir soykırım olmamıştır” demek, “ben bu konuda nihai bir fikir söyleyecek durumda değilim” diye konuşmak bile “inkârcı” damgasını yemek için yeterlidir.

Bir kere bu damgayı yiyen bir kişi soykırım korosunun etkili propaganda araçlarıyla tüm dünya nezdinde itibarsızlaştırılmaya çalışılmaktadır.

 

PDF -> English, Türkçe

BENZER KONULU MADDELER:

haypedia.com
armeniaottomanpedia.com
armeniaturkishpedia.com
HAKKIMIZDA
Yardım
İletişim
© 2015 haypedia.com