Diaspora kavramına Dair Yaklaşımlar

Diaspora Kavramına Dair Yaklaşımlar

Diaspora kavramıyla ilgili temelde iki görüş söz konusudur. Bu görüşlerden ilki Robin Cohen, William Safran, James Clifford gibi diaspora araştırmacılarının üzerinde durdukları eski tip ya da geleneksel diaspora yaklaşımıdır. Bunlardan Robin Cohen'in diaspora için belirlediği bazı unsurlar şunlardır:

1.      Anavatandan genellikle travmatik bir biçimde iki ya da daha fazla bölgeye dağılmak.2.      İş aramak, ticaret yapmak ya da kolonyal isteklerle bir anavatandan yayılmak.3.      Anavatanlarındaki yaşamlarının, tarihlerinin ve başarılarının da içinde yer aldığı ortak bir hafıza ve mite sahip olmak.4.      İdealize edilmiş eski bir yurdun zihinlerde yaşatılması ve bu yurdun varlığını sürdürmesi, restorasyonu, güvenliği ve refahı için ortak bağın olması.5.      Geri dönüş hareketinin ortak bir heyecan kazanması.6.      Güçlü bir bilincin belli duygular, ortak tarih ve ortak kader inancına dayalı olarak uzun yıllar sürdürülmesi.7.      Yaşanılan ülkenin toplumuyla aralarındaki ilişkinin sorunlu olması. Yaşanılan ülkenin diaspora grubunu kabul etmemesi ya da diğer sıkıntıların yaşanması.8.      Diğer ülkelerdeki ırkdaşlarıyla birbirlerine sempatiyle yaklaşmaları ve dayanışma içinde olmaları.9.      Çoğulculuğun toleransı içinde yaşadıkları ülkeleri zenginleştirebilmeleri.[1]

Diasporanın evrenine dair bir diğer çerçeve Safran'a aittir. Safran'a göre diaspora'da bulunması gereken unsurlar şunlardır:1.      Yaşanılan bir yerden iki ya da daha fazla bölge ya da coğrafyaya dağılma.2.      Yaşadıkları yerlerden farklı yerlere dağılan insanların anavatanlarıyla ilgili ortak bir tarih, bakış açısı, mitlere sahip olmaları.3.      Yaşadıkları (yaşamaya başladıkları) bölgeleri tamamıyla kabul etmemeleri ve bu yüzden kendilerini yaşadıkları bölgelerden yalıtılmış hissetmeleri.4.      Kendilerinin ya da ataların göç ettikleri toprakların asıl vatanları olduğu ve şartlar uygun olduğu takdirde bir gün o topraklara geri döneleceği düşüncesinin taşınması.5.      Anavatan topraklarıyla bağların sürdürülmesi ve anavatanın restore edilmesi, güvenliğinin ve refahının temin edilmesi gerektiği inancının taşınması.6.      Anavatanla ilişkilerin sürdürülmesi. Anavatan topraklarıyla ilişkinin sürdürülmesi ırkdaşlık bilinci ve aynı ırka mensup kişilerin yardımlaşmalarında önemli etkiye sahiptir.[2]Eski tip ya da Geleneksel diaspora anlayışıyla ilgili bu kavramsallaştırma özellikle 1980'li yıllardan itibaren teknolojik gelişmelerin temellerinin atılması ve 1990'lı ve 2000'li yıllardan itibaren de yaşanan gelişmelerle diaspora yaklaşımlarına yeni bir bakış açısını zorunlu kıldı. Bu gelişmeler akabinde göçlerde meydana gelen değişimler beraberinde diaspora çağrışımlarının da zenginleşmesine yol açtı. Teknolojik gelişmelerle, diaspora milletleri anavatanlarıyla aralarındaki bağları güçlendirdiler.[3] Modern yahut yeni dönemde diaspora, ulus ötesi ve küreselleşmeyle ilişkilendirildi. Yeni diaspora süreciyle ilgili Michele Reis şunları dile getirir:“Klasik diaspora büyük oranda doğrudan doğruya, Yahudilerin, Filistinlilerin, Afrikalıların ve Ermenilerin durumunda olduğu gibi, sürgünle ilişkilendirilirken, denizaşırı bölgelere yayılma ne anayurtlarından kesin bir kopuş ne de çağdaş diasporaya ilişkin olarak daimi olarak düşünülen diasporik grubun kökünden söküldüğü anlamına gelmektedir... ‘Klasik diaspora’ya karşıt bir şekilde ‘yeni diaspora’ daha geniş bir çapta diasporik toplumları kapsar ve bunların dağılmak için nedenleri, özellikle küreselleşmeye ilişkin olarak, klasik dönemdekinden çok daha çeşitlidir.”[4]Son olarak diasporanın bugünkü kullanımı, toprağa atılan bir tohumun toprak üzerinde farklı noktalara saçılıp yeşererek kendi kimliğiyle ürün vermesine benzemektedir. Toprağa atılan tohumun bir kısmı nasıl herhangi bir ürüne dönüşmeden yok olursa, diasporalar da dağıldıkları topraklarda kimliklerini kaybederek asimile olabilirler. Ancak belirtmemiz gerekir ki, yeni dönemle birlikte diaspora milletleri, teknolojik gelişmelerin verdiği avantajla yeni yaşamaya başladıkları ülkelerde kimliklerini kaybedip asimile olma tehdidine karşı daha dirençlidirler. Bu durum diaspora milletlerine, yaşamaya başladıkları yeni kültür havzalarında varlıklarını kültürleriyle, kimlikleriyle ve anavatanlarıyla aralarındaki münasebetlerle sürdürebilme imkanını sunmuştur.[5]

Özer Özocak, Diaspora Kavramı ve Ermeni Diasporası, Yeni Türkiye Ermeni Meselesi Özel Sayısı 2014 cilt 5, sayı 65 s.3483

[1] Robin Cohen, “Diasporas and the Nation-State: From Victims to Challengers”, International Affairs (RoyalInstitute of International Affairs 1944), Vol. 72, No.3, England, 1996, s.507-508.

[2] William Safran,”Diasporas in Modern Societies: Myths of Homeland land Return”, Diaspora 1, No.1, 1991, s.83.

[3] Diaspora tabirinin tanımı ve kapsamı her ne kadar geniş olsa da diasporalar kendileri için anavatanın varlığı ve o topraklarla sürdürülen bağların ne derece kıymetli olduğunun bilincindedirler. Bu nokta da diasporada yaşayanların kendi kimliklerinden olanlarla bir araya gelerek kolektif diaspora bilincini inşa etmelerinin anavatanla aralarındaki bağların gücüyle orantılı olduğu da ayrı bir gerçektir. Al Rasheed’e göre anavatan, “ sadece fiziksel sınırların çizilmesi, yerleşim ve insanların kökenlerinin dayandığını iddia ettikleri coğrafi merkezlerin belirlenmesini değil aynı zaman da güçlü duygusal bağları da içerir.” bkz: Ayça Kurtoğlu, “Mekansal Bir Olgu Olarak Hemşehrilik ve Bir Hemşehrilik Mekanı Olarak Dernekler”, European Journal of Turkish Studies, 2005, s.10.

[4] İlhan Ersoy, “Diaspora ve Kimlik: Eskişehir ve İstanbul’da Yaşayan Kırım Tatarları’nın Çoklu Kültürel Kimliğin İfade Alanı Olarak “TEPREŞ”“, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir, 2008, (Yayınlanmamış Doktara Tezi), s.11.

[5] Roger Rosse, “Mexican Migration and The Social Space Of Postmodernism”, Diaspora (1), 1991, s.157-167.

haypedia.com
armeniaottomanpedia.com
armeniaturkishpedia.com
HAKKIMIZDA
Yardım
İletişim
© 2015 haypedia.com