Ermeni İddialarına karşı Yayın ve Eğitim Politikaları Yokluğunun Sakıncaları

Kapsamlı bir stratejinin mevcut olmaması nedeniyle, Türkiye’nin bir yayın politikası olmamıştır. Bu nedenle, Türkiye’de yapılan çalışmaların çoğunluğu yerel kalmış uluslararası alana intikal etmemiştir. Türk tarihçileri tarafından yazılan eserler -bir tanesi hariç- İngilizce olarak hiçbir ABD üniversitesi veya önemli yayınevi tarafından yayımlanmamıştır. Türk Tarih Kurumu’nca yayımlanan birkaç eser İngilizce’ye çevrilmiş ama Türkiye’de basılmıştır. Kazım Karabekir Paşa’mın kritik önemdeki hatıratı henüz İngilizce’ye çevrilerek yayımlanmamıştır. “Bilginin sadece üretilmesinin kafi olmadığını onun kadar yayılması da önemli olduğunu” söyleyenler, yerden göğe kadar haklıdırlar. Yazılan kitapların, İngilizce, Fransızca ve Almanca lisanlarında Avrupa ve Amerika’nın isim yapmış yayınevleri tarafından yayınlanması gereklidir. Zira, ancak, bu şekilde basılan kitaplar Amerika ve Avrupa’daki kütüphanelerin raflarında yer alabilmekte ve akademisyenlerin ilgisini çekebilmektedir. Bunun gerçekleştirilebilmesi ise, etkili elemanlarla donatılacak ve uygun bütçe olanaklarından yararlandırılacak bir organizasyonun oluşturulmasıyla sağlanabilir. Yabancı yazar ve akademisyenler tarafından yayımlanan eserlere destek, sınırlı fonlarla ve elemanla yürütülmektedir. Bu alandaki çalışmaların kifayetli olması için, daha fazla elemana ve geniş mali kaynağa ihtiyaç vardır. Örneğin, akademik açıdan kaliteli bir eserin Amerikalı isim yapmış, tarafsız bir tarihçi veya siyaset bilimcisine yazdırılması için üç ile dört yıllık bir süre gerekmektedir. Aynı zamanda eserin müellifi ile devamlı temas halinde olacak, konu hakkında geniş bilgi sahibi ve müellife gerekli tarihi belge ve bilgileri sağlayacak, Türk arşivlerinde yapacağı araştırmalarda ona yardımcı olacak, tercüme işlerini yaptıracak ve icabında çalışmanın içeriği hakkında telkinde bulunacak kaliteli Türk uzmanlara ihtiyaç vardır. Strateji ve bunun uygulayacak yapının yokluğunun olumsuz bir diğer sonucu da eğitim alanında olmuştur. Nitekim, Türkiye’nin, Türk tezlerini tarihi, siyasi ve hukuki açılardan savunan kitaplar yazacak akademisyenleri ve doktora öğrencilerini yetiştirecek eğitim politikası olmamıştır. Dışişleri Bakanlığı’nın sınırlı atılımları dışında bugün de bu alanda uzun vadeli bir perspektif uyarınca uygulanan bir program mevcut değildir. Yine bu nedenle, yepyeni ve süratle gelişen bir hukuk dalı olan insanlığa karşı suçlar ve soykırım alanlarında hukukçular yetiştirilmemiştir. Halen bu alanda eserleri bulunan ve resmi makamlarımıza tam bir ehliyet ve güvenle danışmanlık yapacak, yol gösterecek hukukçumuz yok gibidir.

Kaynak:

Şükrü Elekdağ,Emekli Büyükelçi, Yeni Türkiye Ermeni Meselesi Özel Sayısı, Eylül-Aralık 2014, Cilt 64 s.3599

BENZER KONULU MADDELER:

haypedia.com
armeniaottomanpedia.com
armeniaturkishpedia.com
HAKKIMIZDA
Yardım
İletişim
© 2015 haypedia.com